Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

18. Hukuk Dairesi E. 2015/11943 K. 2016/9315

Karar Tarihi: 9 Haziran 2016 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 18. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2015/11943
Karar Numarası 2016/9315
Karar Tarihi 9 Haziran 2016

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #tescil #kamulaştırma #çek

Karar Özeti

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, .... Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 09.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
18. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/11943 Karar No: 2016/9315 Karar Tarihi: 9 Haziran 2016
18. Hukuk Dairesi Esas No: 2015/11943 Karar No: 2016/9315 Karar Tarihi: 09.06.2016 18. Hukuk Dairesi         2015/11943 E.  ,  2016/9315 K. MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, .... İli ... İlçesi .... Köyü 129 ada 16 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; 1-Dava konusu taşınmazın el atma tarihinde kesinleşmiş 1/1000 ölçekli uygulama imar planı içinde bulunup bulunmadığının, bu tarih itibariyle kesinleşmiş imar planı içinde olmadığının anlaşılması halinde belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber belediye ve altyapı hizmetlerinden (yol, su, elektrik, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vd. gibi) yararlanıp yararlanmadığının, özellikle etrafının meskûn olup olmadığının, taşınmaz belediye nazım imar planı içinde ise Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 17.04.1998 gün ve 1996/3-1998/1 sayılı kararı uyarınca bu plan kapsamına alındığı tarih ve plandaki konumunun, hangi amaçla plan kapsamına alındığının, yerleşim merkezlerine uzaklığının, altyapı hizmetlerinden yararlanma ve ulaşım olanaklarının, kullanma biçimi itibariyle iskan amacına yönelik yapılaşma olasılıklarının belediye başkanlığından araştırılarak, bu konuda taraflara delillerini ibraz etmek üzere süre verildikten sonra, mahallinde yapılacak keşif sonucunda, taşınmaz arsa vasfında ise mahkemece tarafların vereceği ya da re’sen getirtilecek uygun emsallerin 11. maddenin (d) bendinde öngörülen vergiye esas olmak üzere ilgili belediyelerce bulundukları cadde veya sokak için değerlendirme tarihindeki asgari m² değerleri getirtilip, dava konusu taşınmazın değerlendirme, emsal taşınmazların ise değerlendirmeye esas alınan satış tarihleri itibarıyla imar düzenlemesi sonucu meydana gelen imar parselleri olup olmadıkları da belediye imar müdürlüğü ve tapu müdürlüklerinden araştırılıp bu emsallere göre ve ayrıntılı olarak karşılaştırma yapan raporlar alınarak oluşacak duruma göre, arazi vasfında ise gelir metodu esas alınarak dava tarihindeki değerinin tespiti için alınacak bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması gerekirken yukarıda anılan belediye yazısı getirtilmeden eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi, Kabule göre; 2-Dairemizce aynı kamulaştırma kapsamında aynı bölgeden (... Köyü) gelen dosyaların temyiz incelemesi yapılan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/41 E,2014/422 K (Dairenin 2015/3027 E–2015/16838 K) sayılı dosyasında yer alan bilirkişi heyeti raporunda sulu tarım arazisi için birinci yıl buğday (yan ürün saman), ikinci yıl karışık sebze ( domates ve kırmızı biber ortalaması), üçüncü yıl karışık baklagil (kuru fasulye (yan ürün saman) ve nohut (yan ürün saman) ortalaması) münavebeye alınarak yapılan değerlendirme sonucu verilen karar Yargıtay denetiminden geçerek onanmıştır. Buna göre dava konusu taşınmazın aynı kamulaştırma kapsamında kalması ayırt edici bir özelliği de olmadığına göre Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/41 E,2014/422 K (Dairenin 2015/3027 E–2015-16838 K) sayılı dosyasındaki aynı ürünlerin münavebeye alınarak değere hükmedilmesi gerekirken farklı ürünleri münavebeye alarak değerlendirme yapan iki ayrı bilirkişi raporunun aritmetik ortalamasının alınması suretiyle bedele hükmedilmesi, 3-2942 Sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasayla değişik 15. maddesinin son fıkrası uyarınca bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün (dava tarihi) esas tutulur. Buna göre tarım arazisi olan dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihindeki (2014 yılı) mevkii ve şartlarına (sulu arazi niteliğine) göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirinin tespitinde, münavebeye alınan ürünlerin 2014 yılına ait dekar başına asgari ve azami verimi ve üretim giderleri ile kg başına toptan satış fiyatlarının esas alınması gerekir. Kural böyle iken ve karar tarihi itibarıyla 2014 yılı verilerinin belirlenmiş olduğu da gözetilmeden 2013 yılına ilişkin resmi verilerine enflasyon katsayısı uygulamak suretiyle belirlenen bedele hükmedilmesi, 4-Mahkemece tespit edilen ve davalılar adına bankaya yatırtılan kamulaştırma bedelinin hükümle birlikte davalılara ödenmesine karar verildiğinden, dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği 25.05.2014 tarihinden karar tarihine kadar tespit edilen kamulaştırma bedeline faiz uygulanması gerekirken, depo edilen bedelin ödeme tarihindeki mevduat faiziyle davalıya ödenmesine karar verilmesi, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 09.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.