Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

3. Hukuk Dairesi E. 2018/5178 K. 2019/3394

Karar Tarihi: 16 Nisan 2019 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 3. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2018/5178
Karar Numarası 2019/3394
Karar Tarihi 16 Nisan 2019

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #N/A

Karar Özeti

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında birleştirilerek görülen vasiyetnamenin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, mahkemece verilen hüküm asıl ve birleşen 2010/211 E. Mahkemece; asıl ve birleşen 2010/197 Esas, 2010/211 Esas ve 2010/213 Esas sayılı davaların reddine karar verilmiş; hükmün, asıl ve birleşen 2010/211 Esas ve 2010/213 Esas sayılı davada davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 20.12.2016 tarihli ve 2016/311 Esas- 2016/15558 Karar sayılı ilamı ile "... maddesi hükmüne göre Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen 2010/213 Esas sayılı dosya davacıları için takdir edilen 2.037 TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacılara verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, HUMK'nun 440/I maddesi uyarınca karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/5178 Karar No: 2019/3394 Karar Tarihi: 16 Nisan 2019
3. Hukuk Dairesi Esas No: 2018/5178 Karar No: 2019/3394 Karar Tarihi: 16.04.2019 3. Hukuk Dairesi         2018/5178 E.  ,  2019/3394 K. MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında birleştirilerek görülen vasiyetnamenin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, mahkemece verilen hüküm asıl ve birleşen 2010/211 E. ve 2010/213 E.sayılı davalarda davacılar tarafından temyiz edilmiş, duruşmalı olarak incelenmesi birleşen 2010/213 e.sayılı dava davacıları tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 16.04.2019 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davacı ... vd. vekili Av.... ile davalı ... vekili Av.... ve davalı ... vekili Av....... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekillerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Asıl ve birleşen 2010/197 Esas, 2010/211 Esas ve 2010/213 Esas sayılı davalarda; yasal mirasçılar, mirasbırakan ...... ...'a ait 08.10.1987, 23.03.2001 ve 22.05.2008 tarihli vasiyetnamelerin iptalini talep etmiştir. Davalı ... vekili; asıl ve birleşen davaların reddini istemiş, birleşen 2010/538 Esas sayılı davasında mirasbırakan ...... ...'a ait 22.05.2008 tarihli vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir. Davalı ... vekili; asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir. Mahkemece; asıl ve birleşen 2010/197 Esas, 2010/211 Esas ve 2010/213 Esas sayılı davaların reddine karar verilmiş; hükmün, asıl ve birleşen 2010/211 Esas ve 2010/213 Esas sayılı davada davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 20.12.2016 tarihli ve 2016/311 Esas- 2016/15558 Karar sayılı ilamı ile "... kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığı ..." gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen 2010/211 Esas ve 2010/213 Esas sayılı davada davacılar tarafça temyiz edilmiştir. 1- Mahkemece tefhim edilen kısa kararda, birleşen 2010/197 Esas sayılı davada, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği halde, gerekçeli kararda birleşen 2010/197 Esas sayılı davanın reddine karar verilmiştir. Buna göre, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığı anlaşılmaktadır. Şu durumda, 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas ve 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği gibi, mahkemece kısa karar ile bağlı kalınmaksızın, ancak kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki giderilecek şekilde vicdani kanaate göre yeniden bir karar verilmelidir. Kabule göre; birleşen 2010/213 Esas sayılı dosyanın davacılarından, ... yargılama sırasında vefat etmiş, bu davacının veraset ilamı ve mirasçılarına ait vekaletnameler dosyaya sunulmuş, mirasçılar tarafından dava aynı vekille takip edilmesine rağmen karar başlığında davacı olarak ... gösterilmek suretiyle ölü kişi hakkında hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir. 2-) Bozma nedenine göre, hükmü temyiz eden davacıların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davacılar yararına BOZULMASINA, ikinci bendde açıklanan nedenle davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 4. maddesi hükmüne göre Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen 2010/213 Esas sayılı dosya davacıları için takdir edilen 2.037 TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacılara verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, HUMK'nun 440/I maddesi uyarınca karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.