Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

6. Hukuk Dairesi E. 2021/5853 K. 2021/2181

Karar Tarihi: 13 Aralık 2021 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 6. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2021/5853
Karar Numarası 2021/2181
Karar Tarihi 13 Aralık 2021

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek

Karar Özeti

ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü. Mahkemece, davacının konkordato projesine ilişkin teklifin kanunda aranan nisapla kabul edildiği, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olduğu, kabul edilen konkordato projesine göre teklif edilen ödeme tutarının borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek miktardan fazla olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile davacı hakkında talep edilen konkordatonun tasdikine karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) No.lu bentte açıklanan nedenlerle bir kısım alacaklılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, (2) No.lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak hükmün davacı yararına BOZULMASINA, dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
6. Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/5853 Karar No: 2021/2181 Karar Tarihi: 13 Aralık 2021
6. Hukuk Dairesi Esas No: 2021/5853 Karar No: 2021/2181 Karar Tarihi: 13.12.2021 6. Hukuk Dairesi         2021/5853 E.  ,  2021/2181 K. MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki alacaklılar ...., T. İş Bankası A.Ş. ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, sanayi ve iş makinelerinin üretimi ve satışı alanında faaliyet gösteren müvekkili şirketin ülke genelinde yaşanan ekonomik koşullardan olumsuz etkilendiğini, bilhassa kısa vadeli borçlarını ödemede zorluk yaşadığını öne sürerek, sunulan konkordato projesi kapsamında şirketin borçlarını ödeme imkanına kavuşacağından bahisle müvekkili şirket hakkında geçici mühlet ve sonrasında 1 yıllık kesin mühlet verilerek konkordatonun tasdikini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, davacının konkordato projesine ilişkin teklifin kanunda aranan nisapla kabul edildiği, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olduğu, kabul edilen konkordato projesine göre teklif edilen ödeme tutarının borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek miktardan fazla olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile davacı hakkında talep edilen konkordatonun tasdikine karar verilmiştir. Bir kısım alacaklıların istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesince davacı şirketin İİK md. 285 uyarınca vadesi geldiği halde borçlarını ödeyemeyen şirket olmadığı gerekçesiyle alacaklı ING Bank vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine ve konkordato tasdik talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, alacaklılar Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. ve .... ile davacı vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir. 1-Mahkemece davacı şirket hakkında konkordatonun tasdikine karar verilip Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dariesince tasdik kararı kaldırılmış olduğu için özellikle ileri sürülen temyiz sebepleri gözetilerek alacaklılar vekillerinin temyiz istemlerinin hukuki yarar yokluğundan reddi gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden;Konkordato müessesi, vadesi geldiği halde borçlarını ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçluları hacizlerin veya iflasın ağır sonuçlarından korumak amacıyla getirilmiştir. Böylece borçlunun maddi hukuktan kaynaklanan borçları, mahkemenin gözetimi altında tasfiye edilecek bu vesileyle hem borçlunun mali durumu düzelecek hem de alacaklılar arasında eşitlik prensibi korunarak alacaklarına kavuşmaları sağlanacaktır. Kanun koyucu, bu müesseseyle aynı zamanda alacaklılara konkordatoyu kontrol etme ve projeye uyulmadığı takdirde fesih isteyerek süreci sona erdirme hakkı tanımıştır. Somut olayda, davacı şirketin alacaklılarının katılımıyla kanunda öngörülen şekilde alacaklılar toplantısı yapılmış ve davacı şirket hakkında teklif edilen konkordato projesi kanunda aranan nisapla kabul edilmiştir. İlk derece mahkemesi de bu doğrultuda konkordatonun tasdikine karar vermiş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi ise davacı şirketin borçlarını "ödeyememe tehlikesi içinde" olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. Konkordato talep eden şirket, istinaf mahkemesi kararına esas alınan komiser raporunda maddi dönen varlıklarının bilançoya fazla yansıtıldığını, bu varlıkların bir kısmına 1 yıldan önce erişme imkanının bulunmadığını, bu itibarla bu varlıkların maddi dönen varlıklar değil maddi duran varlıklar olarak nitelendirilmesi gerektiğini, bu durumda da şirketin ekonomik durumunun sanılanın aksine zayıf olduğunu belirtmektedir. Her ne kadar dava tarihi nazara alındığında henüz etkileri görülmemiş olsa da Covid-19 salgınının dünya tarihinin son 100 yılda gördüğü en büyük sosyal ve ekonomik krize yol açtığı tartışmasızdır. Global ölçekte devam eden böyle bir kriz ortamında amaç, ticari ve ekonomik hayatın devamını sağlayarak bu ortamdan en az hasarla çıkmak olmalıdır. Kanunumuzda düzenlenen konkordato müessesi tam da bu amaca hizmet etmek için ideal bir uygulamadır. Bu itibarla, salt sayısal ve dönemlik verilere bakarak sonuca varmak konkordatonun ruhuna aykırı olacaktır. Alacaklıların çoğunluğu tarafından kabul edilen ve başarıya ulaşma şansı olmayan konkordato projesine mahkemenin müdahalesi bu amaç çerçevesinde değerlendirilerek makul görülmelidir. Sadece borçlarını ödeyemeyen değil ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçlunun da konkordato talebinde bulunma hakkı vardır. İlk derece mahkemesinin kararına dayanak yapılan komiser raporu borçlunun kısa vadede borçlarını ödeyememe tehlikesi içinde olduğunu rapor etmiştir. Bütün bu açıklamalar ışığında, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi tarafından alacaklı ING Bankası vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) No.lu bentte açıklanan nedenlerle bir kısım alacaklılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, (2) No.lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak hükmün davacı yararına BOZULMASINA, dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesine, kararın bir suretinin de ilk derece mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 13.12.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.