Karar Özeti
Değerlendirme ve Gerekçe
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usûl ve kanuna uygun olması karşısında katılan vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir. Ceza Dairesinin, 14.01.2020 tarihli ve 2020/75 Esas, 2020/86 sayılı Kararı ile katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1.
5. Ceza Dairesi
Esas No: 2022/3834
Karar No: 2025/5719
Karar Tarihi: 28.04.2025
5. Ceza Dairesi 2022/3834 E. , 2025/5719 K.
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/75 Esas, 2020/86 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2019 tarihli ve 2019/240 Esas, 2019/149 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi gereğince beraatine hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 14.01.2020 tarihli ve 2020/75 Esas, 2020/86 sayılı Kararı ile katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık savunmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna ve sanığın paranın hırsızlandığına dair dosyaya herhangi bir delil sunamadığına, paranın hırsızlandığı kabul edilse dahi sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, sanığın eylemi nedeniyle müvekkili Belediyenin zarara uğradığına, İlk Derece Mahkemesince ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan suç duyurusunda bulunulmadan, hata yapılarak sanığın beraatine hükmedildiğine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usûl ve kanuna uygun olması karşısında katılan vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince verilen kararda, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2025 tarihinde karar verildi.