Karar Özeti
ve ...'nın yapılan yargılanmaları sonunda; eylemlerinin nitelikli cinsel saldırı olarak kabulüyle mahkümiyetlerine dair, Bolu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08/11/2005 gün ve 2005/37 Esas 2005/304 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların aynı zaman ve mekanda birbirlerini takiben nitelikli cinsel saldırı eylemlerini gerçekleştirdiklerinin kabulü karşısında, her bir sanığın bizzat gerçekleştirdiği eylemle birlikte diğer sanığın eylemine TCK.nun 37. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına” ibarelerinin çıkarılması ve hüküm fıkrasına “53/1-c maddesinde yer alan haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
5. Ceza Dairesi
Esas No: 2006/8393
Karar No: 2010/3649
Karar Tarihi: 18.05.2010
5. Ceza Dairesi 2006/8393 E. , 2010/3649 K.
Zorla ırza geçmek suçundan sanıklar ... ve ...'nın yapılan yargılanmaları sonunda; eylemlerinin nitelikli cinsel saldırı olarak kabulüyle mahkümiyetlerine dair, Bolu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08/11/2005 gün ve 2005/37 Esas 2005/304 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların aynı zaman ve mekanda birbirlerini takiben nitelikli cinsel saldırı eylemlerini gerçekleştirdiklerinin kabulü karşısında, her bir sanığın bizzat gerçekleştirdiği eylemle birlikte diğer sanığın eylemine TCK.nun 37. maddesi kapsamında fail olarak katılmış olmasından dolayı hakkında aynı Kanunun 43/1. maddesinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin ve sonraki suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK.nun lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi ve sanıkların 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bunu da kapsayacak biçimde cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1. maddede yer alan bütün haklardan ve bunları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapmaksızın CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye .../...
-2-
dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasındaki “sanık ...'in Kızılcahamam Asliye Ceza Mahkemesinin 1999/45 Esas, 2001/93 Karar sayılı ilamı ile henüz infaz edilmemiş tekerrüre esas iki yıl on ay hapis, sanık ...'nın Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 2000/41 Esas, 2000/97 Karar sayılı ilamı ile henüz infaz edilmiş tekerrüre esas iki yıl altı ay hapis cezası olduğundan, sanıklar ... ve ... haklarında 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına” ibarelerinin çıkarılması ve hüküm fıkrasına “53/1-c maddesinde yer alan haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...