Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

11. Ceza Dairesi E. 2020/1737 K. 2022/4587

Karar Tarihi: 17 Mart 2022 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 11. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2020/1737
Karar Numarası 2022/4587
Karar Tarihi 17 Mart 2022

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek

Karar Özeti

Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, mahkemenin oluşan uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarih ve 2013/11-397-2014/202 sayılı kararında açıklandığı üzere, belgelerde sahtecilik suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu ve suç tarihleri de dikkate alınarak hukuki kesintinin iddianame tarihi itibarıyla oluşacağından, Dairemizin 27.03.2019 tarihli, 2017/17304 Esas ve 2019/3210 Karar sayılı bozma ilamından sonra dosya arasına alınan, sanık hakkında benzer eylemleri nedeniyle düzenlenen iddianame ve gerekçeli kararlar üzerinde yapılan incelemede, temyize konu dosyada suç tarihinin 13.04.2010, iddianame tarihinin 24.09.2013, Ankara 4. maddesi gereğince BOZULMASINA, 17.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
11. Ceza Dairesi
Esas No: 2020/1737 Karar No: 2022/4587 Karar Tarihi: 17 Mart 2022
11. Ceza Dairesi Esas No: 2020/1737 Karar No: 2022/4587 Karar Tarihi: 17.03.2022 11. Ceza Dairesi         2020/1737 E.  ,  2022/4587 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Araç muayenesinde sahtecilik suçlarında suç tarihinin, sahte araç muayenesi yapan kişi yönünden muayene işleminin yapıldığı tarih olduğundan, 13.04.2010 tarihinin suç tarihi olduğu gözetilmeden karar başlığına 2010 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, mahkemenin oluşan uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarih ve 2013/11-397-2014/202 sayılı kararında açıklandığı üzere, belgelerde sahtecilik suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu ve suç tarihleri de dikkate alınarak hukuki kesintinin iddianame tarihi itibarıyla oluşacağından, Dairemizin 27.03.2019 tarihli, 2017/17304 Esas ve 2019/3210 Karar sayılı bozma ilamından sonra dosya arasına alınan, sanık hakkında benzer eylemleri nedeniyle düzenlenen iddianame ve gerekçeli kararlar üzerinde yapılan incelemede, temyize konu dosyada suç tarihinin 13.04.2010, iddianame tarihinin 24.09.2013, Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/870 Esas sayılı dosyasında ise suç tarihinin 21.09.2011, iddianame tarihinin 18.07.2013 olduğu, incelenen dosyalarda hukuki kesintinin bu iddianame ile gerçekleştiği, dava konusu edilen Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/870 Esas, 2017/835 Karar sayılı kararının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 22/01/2021 tarihli kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle kesinleştiği, sanığın bu dosyada dava konusu edilen 13.04.2010 tarihli eyleminin Ankara 4.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/870 Esas sayılı iddianamesi kapsamında kaldığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15/03/2016 tarih, 2014/847 Esas ve 2016/128 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle tayin olunacak sonuç cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın yenilenen kast ile celbedilen dosyalardaki suçu işlediğinden bahisle yasal olmayan gerekçeyle hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 17.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.