Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

6. Ceza Dairesi E. 2011/9200 K. 2013/23960

Karar Tarihi: 2 Aralık 2013 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 6. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2011/9200
Karar Numarası 2013/23960
Karar Tarihi 2 Aralık 2013

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek #hırsızlık

Karar Özeti

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet, düşme
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelemesinde;
Sanığın suç arkadaşı ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
6. Ceza Dairesi
Esas No: 2011/9200 Karar No: 2013/23960 Karar Tarihi: 2 Aralık 2013
6. Ceza Dairesi Esas No: 2011/9200 Karar No: 2013/23960 Karar Tarihi: 02.12.2013 6. Ceza Dairesi         2011/9200 E.  ,  2013/23960 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal HÜKÜM : Mahkumiyet, düşme Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelemesinde; Sanığın suç arkadaşı ... ile birlikte hırsızlık eylemini 21.12.2005 günlü ihbar tutanağına göre saat 05.55 sıralarında gerçekleştirdiği, anılan tarihte güneşin 07.17 'de doğduğu ve suçun 5237 sayılı TCK.nun 6/1-e maddesindeki gece sayılan zaman diliminde işlendiğinin anlaşılması karşısında; aynı yasanın 143/1. maddesinin uygulanmaması, Sanığın suç arkadaşıyla kapısını zorlamak suretiyle girdiği iş yeri çekmecesinden 55-60 TL.bozuk para çaldığı sırada burada görülmeleri üzerine olay yerinden kaçtıklarının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 145.maddesinde yer alan, “değerin azlığının” anılan yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, Sanığın, sabıka kaydında bulunan İzmir 10.Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2002 gün, 2000/1205 esas ve 2002/237 kararı ile 765 sayılı TCK.nın 466/2, 59/2, 647 sayılı Kanunun 4/1 maddesi uyarınca verilen 152.100.000 TL. para cezasına ilişkin hükümlüğünün 5237 sayılı Yasanın 58/2. maddesinin b bendinde öngörüldüğü şekilde, infaz tarihinden itibaren 3 yıl geçtikten sonra suç işlendiği için anılan ilamın tekerrüre esas olmadığı halde, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkında Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıvermeye eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; denetime olanak sağlaması bakımından tekerrüre esas alınan cezanın hükümde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve denetim süresinin belirlenmesinin infaza yönelik bir işlem olduğu gözetilerek, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7 maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi yerine, 5275 sayılı Yasanın 108/4. maddesine dayanılarak denetimli serbestlik süresinin de belirlenmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden 5237 sayılı TCY’nin 58/6-7 madelerinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozmak suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1-Sanığın suç arkadaşı ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde yakınanın işyerine saat 05.55 'te girerek hırsızlık suçunu işledikleri, anılan tarihte güneşin 07.17 'de doğduğu ve suçun 5237 sayılı TCK.nun 6/1-e maddesindeki gece sayılan zaman diliminde işlendiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nun 116/2-4. maddesinin yanı sıra aynı Yasanın 119/1-c maddesiyle de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmeyerek, yazılı şekilde düşme kararı verilmesi, 2-Sanığın, sabıka kaydında bulunan İzmir 10.Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2002 gün, 2000/1205 esas ve 2002/237 kararı ile 765 sayılı TCK.nın 466/2, 59/2, 647 sayılı Kanunun 4/1. maddesi uyarınca verilen 152.100.000 TL. para cezasına ilişkin hükümlüğünün 5237 sayılı Yasanın 58/2. maddesinin b bendinde öngörüldüğü şekilde, infaz tarihinden itibaren 3 yıl geçtikten sonra suç işlendiği için anılan ilamın tekerrüre esas olmadığı halde sanık hakkında mükerrilere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi, 3- Kabul ve uygulamaya göre de, a- Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkında Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıvermeye eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; denetime olanak sağlaması bakımından tekerrüre esas alınan cezanın hükümde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, b- Denetim süresinin belirlenmesinin infaza yönelik bir işlem olduğu gözetilerek, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi yerine, 5275 sayılı Yasanın 108/4. maddesine dayanılarak denetimli serbestlik süresinin de belirlenmesi, Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.