Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

1. Ceza Dairesi E. 2021/6183 K. 2021/6131

Karar Tarihi: 6 Nisan 2021 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 1. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2021/6183
Karar Numarası 2021/6131
Karar Tarihi 6 Nisan 2021

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #sözleşme

Karar Özeti

maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
1. Ceza Dairesi
Esas No: 2021/6183 Karar No: 2021/6131 Karar Tarihi: 6 Nisan 2021
1. Ceza Dairesi Esas No: 2021/6183 Karar No: 2021/6131 Karar Tarihi: 06.04.2021 1. Ceza Dairesi         2021/6183 E.  ,  2021/6131 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Uyap üzerinden yapılan sorgulama sırasında sanık hakkında düzenlenen Finike Devlet Hastanesinin 26.01.2014 tarihli raporunda sanığın 2,57 promil alkollü olduğu görülmekle tebliğnamenin bu yöndeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. 1) Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 179/3. maddesi yollamasıyla 179/2. maddesi kapsamında yer alan “Trafik güvenliğini tehlikeye sokma” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının “üç aydan iki yıla kadar hapis cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “...basit yargılama usulü...” yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesi’nin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2) Sanığın temyiz talebi üzerine mahkemenin 24.11.2015 tarihli ilk mahkumiyet hükmünün, Dairemizin 02.07.2019 tarih ve 2019/6651 Esas – 2019/14225 Karar sayılı bozma ilamında; '' Finike Sulh Ceza Mahkemesinin 27.01.2010 tarih, 2009/394 Esas - 2010/32 Karar sayılı 3.600 adli para cezasına ilişkin 03.02.2011 tarihinde yerine getirilen ilamın, tekerrüre esas alınan ilamdan daha ağır ceza içerdiği gözetilmeden, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesine aykırı olarak daha az cezayı içeren ilamın tekerrüre esas alınması'' gerekçesi ile ''tekerrüre esas alınan ceza yönünden 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkının dikkate alınmasına'' şeklinde bozulduğu halde, bozma sonrası verilen temyize konu mahkumiyet hükmünde tekerrüre esas alınacak ceza süresi yönünden sanığın kazanılmış hakkı gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması, 3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.