Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

9. Ceza Dairesi E. 2023/11589 K. 2024/3493

Karar Tarihi: 22 Nisan 2024 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 9. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2023/11589
Karar Numarası 2024/3493
Karar Tarihi 22 Nisan 2024

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #cinsel istismar

Karar Özeti

Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bakırköy 6. Ceza Dairesinin 11.09.2017 tarih ve 2017/2545 Esas, 2017/1741 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. maddesine göre yeniden hükümler kurulması gerektiğinin ve esastan ret kararı verilmesinin yeterli olmadığının gözetilmemesi isabetsizliğinden BOZULMASINA,"
karar verilerek, kararın gereği için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
9. Ceza Dairesi
Esas No: 2023/11589 Karar No: 2024/3493 Karar Tarihi: 22 Nisan 2024
9. Ceza Dairesi Esas No: 2023/11589 Karar No: 2024/3493 Karar Tarihi: 22.04.2024 9. Ceza Dairesi         2023/11589 E.  ,  2024/3493 K. MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/668 E, 2023/903 K İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 08.05.2023 tarihli ve 2023/668 Esas, 2023/903 Karar sayılı kararı ile Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin, 15.01.2019 tarihli ve 2018/7721 Esas, 2019/262 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.04.2017 tarihli ve 2016/108 Esas, 2017/161 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında mağdurlara karşı zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 ve 53 üncü maddesi uyarınca, 3 kez 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilip re'sen de istinafa tabi hükümlerin, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 11.09.2017 tarih ve 2017/2545 Esas, 2017/1741 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarih ve 2018/7721 Esas, 2019/262 Karar sayılı kararı ile "...Mağdurlar ile görgüye dayalı bilgisi olan tanık Bilal'in aşamalarda değişen ve birbiriyle çelişen anlatımları, sanığın husumete ve inkara yönelik aşamalardaki istikrarlı savunmaları, mağdurların ailelerinin sanık savunmaları ile örtüşür beyanları ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın mağdurların kolunu bükme, vurma gibi eylemlerinin cinsel amaçla yapıldığı hususunun şüphede kaldığı ve ilk derece mahkemesinin gerekçesinde yer alan sübuta ilişkin deliller ile dosya içeriğinin çelişmesi karşısında, 5271 sayılı CMK'nın 230/1-b. maddesine uygun düşmeyen gerekçeyle kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırılması ve sanığın beraati gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi suretiyle aynı Kanunun 289/1-g. maddesine muhalefet edilmesi,"' nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi, 07.10.2019 tarih ve 2019/562 Esas, 2019/1907 Karar sayılı kararı ile direnerek önceki karar gibi istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. 4. Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 14.04.2021 tarih ve 2020/323 Esas, 2021/2972 Karar sayılı kararı ile, direnme kararında belirtilen gerekçeler yerinde görülmediğinden karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmesi için tevdii edilmiştir. 5. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 03.11.2022 tarih ve 2021/ (Kapatılan)14-165 Esas, 2022/692 Karar sayılı kararı ile "...İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 07.10.2019 tarihli ve 562-1907 sayılı direnme kararının, Özel Dairece bozma kararı verildikten sonra bozmanın niteliğine göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince TCK'nın 61. maddesine göre yeniden hükümler kurulması gerektiğinin ve esastan ret kararı verilmesinin yeterli olmadığının gözetilmemesi isabetsizliğinden BOZULMASINA," karar verilerek, kararın gereği için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmesine karar vermiştir. 6. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 08.05.2023 tarih ve 2023/668 Esas, 2023/903 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı doğrultusunda 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesine göre yeniden kurduğu hükümde "Yargıtay 14.Ceza Dairesinin bozma kararına direnilerek oy çokluğu ile eski hüküm olan aşağıdaki hüküm kurulmuştur." denmek suretiyle direnme kararı vermiştir. 7. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurların ailelerinin baskı ve zorlaması ile sanığın görev yaptığı yatılı yurtta kalması sebebiyle yurdun düzenini bozacak disiplinsiz davranışlarda bulunmaları üzerine sanığın mağdurlara karşı tedip ve terbiye sınırını aşmayan eylemlerde bulunması nedeniyle sanık hakkında suçlamalarda bulunduklarına, mağdurların beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair yeterli delil bulunmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığın eylemlerinin cinsel saikle işlendiği kabul edilse dahi suçun sarkıntılık kapsamında nitelendirilebileceğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Ceza verilirken alt sınırdan uzaklaşılarak daha ağır cezaya hükmedilmesi gerektğine ve takdiri indirim nedenleri uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarih ve 2018/7721 Esas, 2019/262 Karar sayılı kararı ile; ''Mağdurlar ile görgüye dayalı bilgisi olan tanık Bilal'in aşamalarda değişen ve birbiriyle çelişen anlatımları, sanığın husumete ve inkara yönelik aşamalardaki istikrarlı savunmaları, mağdurların ailelerinin sanık savunmaları ile örtüşür beyanları ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın mağdurların kolunu bükme, vurma gibi eylemlerinin cinsel amaçla yapıldığı hususunun şüphede kaldığı ve ilk derece mahkemesinin gerekçesinde yer alan sübuta ilişkin deliller ile dosya içeriğinin çelişmesi karşısında, 5271 sayılı CMK'nın 230/1-b. maddesine uygun düşmeyen gerekçeyle kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırılması ve sanığın beraati gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi suretiyle aynı Kanunun 289/1-g. maddesine muhalefet edilmesi'', gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine yapılan yargılamada ise Bölge Adliye Mahkemesince direnme kararı verilerek sanığın mahkumiyetine hükmedildiği, direnme kararının yerinde olmadığı görülmekle Daire kararının düzeltilmesine yer olmadığı anlaşılmıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarih ve 2018/7721 Esas, 2019/262 Karar sayılı kararının, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 22.04.2024 tarihinde karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.