Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

16. Hukuk Dairesi E. 2012/1598 K. 2012/2197

Karar Tarihi: 12 Mart 2012 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 16. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2012/1598
Karar Numarası 2012/2197
Karar Tarihi 12 Mart 2012

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #tescil #çek #sözleşme

Karar Özeti

DAVA KONUSU OLAYDA DA­VALARIN HANGİ GEREKÇE İLE REDDEDİLDİĞİ KONUSUNDA HERHANGİ BİR GEREKÇE BELİRTİLMEDEN KARAR OTURUMUNDAKİ BEYANLARA YOLLAMA YAPILMAK SURETİYLE HÜKÜM KURULMASI İSABETSİZDİR. Mahkemece davalar bir­leştirilerek yapılan yargılama sonunda her iki davanın reddine, taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılardan Ramazan tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu somut olayda belirtilen hususlar gözardı edilerek davaların hangi gerekçe ile reddedildiği konusunda herhangi bir gerekçe belirtilmeden karar oturumundaki beyanlara yollama yapılmak suretiyle hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı Ramazan’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelen­mesine yer olmadığına, 12.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2012/1598 Karar No: 2012/2197 Karar Tarihi: 12 Mart 2012
16. Hukuk Dairesi Esas No: 2012/1598 Karar No: 2012/2197 Karar Tarihi: 12.03.2012 16. Hukuk Dairesi         2012/1598 E.  ,  2012/2197 K.KADASTRO TESPİTİNDEN DOĞAN ZİLYETLİKKARARLARIN GEREKÇELİ OLMA ZORUNLULUĞUADİL YARGILANMA HAKKIHUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (6100) Madde 298HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (6100) Madde 297HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (6100) Madde 28HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (6100) Madde 271982 ANAYASASI (2709) Madde 1411982 ANAYASASI (2709) Madde 36 ÖZET: AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ’NİN 6. MADDESİ İLE TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI’NIN 36. MADDESİNDE KABUL EDİLEN ADİL YARGILANMA HAKKININ GARANTİLERİ ARASINDA ALENİ YARGILANMA İLKESİ VE HUKUKİ DİNLENİLME HAKKI DA YER ALMAKTADIR. ALENİ YARGILANMA PRENSİBİ İLE HUKUKİ DİNLENİLME HAKKI, DURUŞMALARIN AÇIK YAPILMASI KADAR HÜKMÜN AÇIK DURUŞMADA TEFHİMİNİ VE KARARLARIN GEREKÇELİ OLMASINI ZORUNLU KILMAKTADIR. KARARIN GEREKÇESİ İLE HÜKÜM FIKRASI BİRBİRİNE SIKI SIKIYA BAĞLI OLUP, UYUMLU BULUNMASI ZORUNLUDUR. DAVA KONUSU OLAYDA DA­VALARIN HANGİ GEREKÇE İLE REDDEDİLDİĞİ KONUSUNDA HERHANGİ BİR GEREKÇE BELİRTİLMEDEN KARAR OTURUMUNDAKİ BEYANLARA YOLLAMA YAPILMAK SURETİYLE HÜKÜM KURULMASI İSABETSİZDİR. Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde ol­duğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği gö­rüşüldü: Kadastro sırasında 349 ada 3, 4, 5, 6 ve 8 parsel sayılı 421.58; 412.23; 824; 828.40 ve413.56 metrekareyüzölçümündeki taşınmazlardan, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 349 ada 3 parsel Gülser, 349 ada 4 parsel Turgut, 349 ada 5 parsel sayılı taşınmaz B.Ali, 349 ada 6 parsel Durali, 349 ada 8 parsel Sevgül adlarına, 349 ada 7 parsel sayılı taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 349 ada 3, 4, 5, 6 ve 8 parsel maliklerinin müşterek metası olarak tespit edilmiştir. Davacı Ramazan, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 349 ada 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların bir bölümü hakkında B.Ali, Emel, Emrah, Nuray, Nurten, Ayten, Öznur ve Aytekin’i davalı olarak göstermek suretiyle, davacı B.Ali ise irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle 349 ada 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların sınırlarının 08.08.2005 tarihli taksim krokisi ge­reğince belirlenmesi istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece davalar bir­leştirilerek yapılan yargılama sonunda her iki davanın reddine, taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılardan Ramazan tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece Ramazan ile davalı-davacı B.Ali’nin karar oturumundaki beyanlar dikkate alınmak suretiyle davaların reddine karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36. mad­desinde adil yargılanma hakkına yer verilmiştir. Adil yargılanma hakkının garantileri arasında aleni yargılanma ilkesi ve hukuki dinlenilme hakkı da yer almaktadır. Anılan prensiplerin amacı, yargılama süresini ve kararın verilişini kamu denetimine açık tutmak suretiyle adaletin yerine getiriliş biçimini gö­rünür kılmak, kamu eliyle karar verme süresini denetleyerek kişinin adil yar­gılanma hakkını güvence altına almak ve adalete güveni korumaktır. Aleni yargılama prensibi ile hukuki dinlenilme hakkı, duruşmaların açık yapılması kadar hükmün açık duruşmada tefhimini ve kararların gerekçeli olmasını zorunlu kılmaktadır. Anayasamızın 141, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. maddeleri ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27 ve 28. maddelerinde bu hususlara işaret edilmektedir. 1086 sayılı Yasa’nın 388. ve 389. maddeleri ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. ve 298. maddeleri kararın gerekçe içermesini zorunlu kılmaktadır. Anılan maddeler uyarınca gerekçe, “iki tarafın iddia ve savunmalarının özetini, an­laştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri” içermelidir. Başka bir deyişle gerekçe; hüküm fıkrasında yazılı sonuçlara nasıl varıldığının tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıklanmasıdır. Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası birbirine sıkı sıkıya bağlı olup uyumlu bulunması zorunludur. Açık duruşmada tefhim olunan hüküm fıkrasında varılan sonucun nedenlerini açıklamayan ifadelerin gerekçe olarak kabul edilmesi mümkün olmadığı gibi gerekçenin farklı bir sonuca ilişkin bulunması da aleni yargılama prensibi ile hukuki dinlenilme hakkı ile doğrudan çelişmektedir. Dava konusu somut olayda belirtilen hususlar gözardı edilerek davaların hangi gerekçe ile reddedildiği konusunda herhangi bir gerekçe belirtilmeden karar oturumundaki beyanlara yollama yapılmak suretiyle hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı Ramazan’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelen­mesine yer olmadığına, 12.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.