Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

10. Ceza Dairesi E. 2020/19450 K. 2023/3558

Karar Tarihi: 25 Nisan 2023 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 10. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2020/19450
Karar Numarası 2023/3558
Karar Tarihi 25 Nisan 2023

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #uyuşturucu madde

Karar Özeti

Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.02.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05.04.2016 tarihli, 2016/65 Esas, 2016/310 Karar sayılı kararı ile hüküm açıklanarak sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05.04.2016 tarihli, 2016/65 Esas, 2016/310 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
10. Ceza Dairesi
Esas No: 2020/19450 Karar No: 2023/3558 Karar Tarihi: 25 Nisan 2023
10. Ceza Dairesi Esas No: 2020/19450 Karar No: 2023/3558 Karar Tarihi: 25.04.2023 10. Ceza Dairesi         2020/19450 E.  ,  2023/3558 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/65 E., 2016/310 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.02.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Osmaniye 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 02.04.2013 tarihli ve 2013/90 Esas, 2013/284 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiştir. Karar 10.04.2013 tarihinde kesinleşmiştir. C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Osmaniye 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 11.03.2014 tarihli ve 2014/148 Esas, 2014/310 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanunu'n 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. D. Sanığın 22.12.2014 tarihli konut dokunulmazlığını ihlal eylemi nedeni ile Osmaniye 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16.10.2015 tarihli, 2014/807 Esas, 2015/506 Karar sayılı kararının ihbarı ile yapılan yargılamada Osmaniye 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05.04.2016 tarihli, 2016/65 Esas, 2016/310 Karar sayılı kararı ile hüküm açıklanarak sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. II. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasına dayanak teşkil eden soruşturma evrakının aslı veya onaylı örneğinin dosya içerisinde ve/veya 5271 sayılı Kanun'un 38 inci maddesinin (a) fıkrası kapsamında Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen Osmaniye 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05.04.2016 tarihli, 2016/65 Esas, 2016/310 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.