Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

11. Ceza Dairesi E. 2018/6326 K. 2020/962

Karar Tarihi: 6 Şubat 2020 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 11. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2018/6326
Karar Numarası 2020/962
Karar Tarihi 6 Şubat 2020

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #sözleşme

Karar Özeti

maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.02.2020 tarihinde hükmün açıklanma koşullarının oluştuğuna dair ön sorun yönünden Üye ...'ın karşı oyu ile oy çokluğuyla, diğer yönlerden ise oy birliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
11. Ceza Dairesi
Esas No: 2018/6326 Karar No: 2020/962 Karar Tarihi: 6 Şubat 2020
11. Ceza Dairesi Esas No: 2018/6326 Karar No: 2020/962 Karar Tarihi: 06.02.2020 11. Ceza Dairesi         2018/6326 E.  ,  2020/962 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 13.03.2013 tarihinden, hükmün açıklanmasına sebep olan ikinci suçun işlendiği 24.06.2016 tarihine kadar zamanaşımı süresinin durduğu, bu nedenle temyiz inceleme tarihinde zamanaşımı süresinin dolmadığı kabul edilerek yapılan incelemede; Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Kasıtlı suçtan mahkumiyetin kanuni sonucu olan ve kazanılmış hak kapsamına girmeyen 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin uygulanmaması, Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; “Sanık hakkında TCK'nin 53. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.02.2020 tarihinde hükmün açıklanma koşullarının oluştuğuna dair ön sorun yönünden Üye ...'ın karşı oyu ile oy çokluğuyla, diğer yönlerden ise oy birliğiyle karar verildi. KARŞI OY Dairemizin 06/02/2020 tarih, 2018/6326 Esas, 2020/962 Karar sayılı çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeplerden katılmıyorum. Sanığın, TCK’nin 204/1, 62. maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanması suretiyle kurulan Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 29/05/2018 tarih 2017/605 Esas, 2014/752 Karar sayılı kararı usul ve yasaya aykırıdır. Sanık hakkında aynı mahkemece 05/03/2013 tarih 2012/2247 Esas, 2013/248 Karar sayıyla verilen hükmün CMK’nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı anlaşılmaktadır. Deneme devresi içinde sanık hakkında Ankara 30. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 13/06/2017 tarih 2016/989 Esas, 2017/575 Karar sayı ile TCK’nin 105/1, 62, 52/2. maddeleri uyarınca doğrudan 2.000 TL APC ile cezalandırılmasına ilişkin kesin olarak verilen hükme istinaden ilgili mahkemesine ihbarda bulunulduğu görülmüştür. Kesin olarak verilen hükümlerin olağan yargı yolu içinde temyiz incelenmesine konu edilmesi mümkün değildir. Ancak şartların varlığı halinde kanun yararına bozma suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi mümkündür. Dolayısıyla etkin bir yargısal denetime tabi olmayan kesin hükümlerin hükmün açıklanmasına dayanak alınması mümkün değildir. Bu durum iç hukukumuzun bir parçası olan İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesinin 6/2. maddesine güvence altına alınan Masumiyet Karinesinin ihlali niteliğindedir. Bu sebeblerle anılan mahkeme kararının öncelikle hükmün açıklanma koşullarının bulunmadığı sebebi ile bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun (hükmün açıklanma koşullarının oluştuğu yönündeki) görüşüne katılmıyorum. 06.02.2020 ...

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.