Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

12. Hukuk Dairesi E. 2008/13706 K. 2008/16846

Karar Tarihi: 9 Ekim 2008 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 12. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2008/13706
Karar Numarası 2008/16846
Karar Tarihi 9 Ekim 2008

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #icra takibi

Karar Özeti

maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 09/10/2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
12. Hukuk Dairesi
Esas No: 2008/13706 Karar No: 2008/16846 Karar Tarihi: 9 Ekim 2008
12. Hukuk Dairesi Esas No: 2008/13706 Karar No: 2008/16846 Karar Tarihi: 09.10.2008 12. Hukuk Dairesi         2008/13706 E.  ,  2008/16846 K. MAHKEMESİ : Ortaca İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 28/03/2008 NUMARASI : 2007/17-2008/33 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibine karşı borçlu süresinde taraf imzasının kendisinin eli ürünü olmadığını ileri sürerek takibin iptalini istemiştir. Mahkemece 20.4.2004 tarihinde alınan imzanın borçluya ait olmadığının tesbit edildiğine dair bilirkişi raporuna itibar edilmeyerek, Adli Tıp Kurumundan 6.2.2006 tarihinde ikinci bir rapor alındığı ve bu rapora göre de imzanın borçluya ait olup olmadığının tesbit edilmediği gerekçesiyle bu rapora üstünlük tanınarak borçlunun itirazının reddine karar verildiği, bu kararında Dairemizin 2.2.2007 tarih ve 2006/23832 E. - 2007/1795 K. sayılı kararıyla her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan alınacak raporun sonucuna göre bir karar verilmesi gerekçesiyle bozulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak yeniden rapor alınmış ve hükme esas alınan bu bilirkişi raporunda imzanın borçlu eli ürünü olduğunun ifade edilmesi üzerine itirazın reddine karar verildiği görülmektedir. Herhangi bir belgedeki imza ve yazının, atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak  bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli  teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik araç gereç yardımıyla binoküler mikroskopla büyütülerek kıyaslama, ultraviyole lambası ve ınfraded ışınları altında tahrifat, belgelerin arka yüzündeki yatık ışık verilerek fülaj izi görüntüsü, alttan aydınlatmalı lambalarla imza kopyacılığı, grafolojik, grafometrik esaslar içerisinde milimetrik mukayeseli ölçümler ve belgelerin niteliğine göre gerekli değişiklik fenni metotlarla yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı  derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması; gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle  farklı veya aynı kişinin  eli ürünü olduklarını fotoğraf ya da  diğer uygun  görüntü  teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, senet aslı yerine fotokopisi üzerinde büyüteç ve ışık altında çıplak gözle inceleme yapıldığı, yukarıda açıklanan yöntemlerin kullanılmadığı, daha önceki raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediği, ulaşılan sonucun maddi dayanakları denetime elverişli şekilde ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır. Bu nitelikteki bir bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulamaz. Mahkemece yapılması gereken iş; itiraza konu belge asılları ve yöntemince toplanmış karşılaştırmaya esas olabilecek nitelikteki diğer belgeler üzerinde, yukarıda açıklanan yöntem ve ilkelere uygun olarak ve önceki raporlar arasındaki çelişkininde giderilmesi için yeniden oluşturulacak bir bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılması, ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesidir. Eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak karar verilmesi isabetsizdir.(HGK.nun 30.5.2001 tarih ve 2001/12-246 E. - 2001/467 K. sayılı kararı)  SONUÇ :Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 09/10/2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.    

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.