Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

2. Ceza Dairesi E. 2023/19516 K. 2024/3145

Karar Tarihi: 27 Şubat 2024 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 2. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2023/19516
Karar Numarası 2024/3145
Karar Tarihi 27 Şubat 2024

Yargıtay Hükmü: İSTEMİN REDDİNE

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek #hırsızlık

Karar Özeti

maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu; ancak sanığın ilk olarak 22.03.2021 tarihli dilekçesi ile basit yargılama usûlüne ilişkin Anayasa Mahkemesi iptal kararı dikkate alınarak infazın durdurulmasını ve hakkında hükmedilen cezada indirim uygulanmasını, devamında da 25.02.2022 tarihli dilekçesi ile tekerrüre esas alınan ilama konu dosyada yeniden yargılama yapıldığını ve karar tarihinin değiştiğini, bu nedenle tekerrüre esas alınmayacağını belirterek infaz durdurma talep ettiğinin anlaşılması karşısında, en geç 22.03.2021 tarihi itibariyle öğrendiği karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
2. Ceza Dairesi
Esas No: 2023/19516 Karar No: 2024/3145 Karar Tarihi: 27 Şubat 2024
2. Ceza Dairesi Esas No: 2023/19516 Karar No: 2024/3145 Karar Tarihi: 27.02.2024 2. Ceza Dairesi         2023/19516 E.  ,  2024/3145 K. B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/325 E., 2016/806 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Konya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2016 tarihli ve 2016/325 Esas, 2016/806 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekir. Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğin usûlüne uygun olarak yapılabilmesi için daha önce aynı adrese kanunun gösterdiği usûllere göre bir tebligat yapılmış olması ve muhatabın adres kayıt sisteminde adresinin de bulunmaması gerekmektedir. Aksi halde 35. maddeye göre tebligat yapılması mümkün değildir. İncelenen dosyada; sanığın son bildirdiği adrese ve MERNİS adresine yapılan tebligatların iade edilmesi üzerine, bilinen son adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebligat yapıldığının, ancak dosya kapsamına göre bu adrese usulüne uygun yapılmış bir tebligat bulunmadığından 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu; ancak sanığın ilk olarak 22.03.2021 tarihli dilekçesi ile basit yargılama usûlüne ilişkin Anayasa Mahkemesi iptal kararı dikkate alınarak infazın durdurulmasını ve hakkında hükmedilen cezada indirim uygulanmasını, devamında da 25.02.2022 tarihli dilekçesi ile tekerrüre esas alınan ilama konu dosyada yeniden yargılama yapıldığını ve karar tarihinin değiştiğini, bu nedenle tekerrüre esas alınmayacağını belirterek infaz durdurma talep ettiğinin anlaşılması karşısında, en geç 22.03.2021 tarihi itibariyle öğrendiği karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 16.03.2023 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin ve yerinde görülmeyen eski hâle getirme isteğinin, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.