Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

7. Ceza Dairesi E. 2021/16930 K. 2021/15690

Karar Tarihi: 29 Kasım 2021 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 7. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2021/16930
Karar Numarası 2021/15690
Karar Tarihi 29 Kasım 2021

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek

Karar Özeti

Ceza Dairesinin 20/09/2021 tarih, 2021/10175 Esas ve 2021/10227 Karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleşen dava dosyalarının da mevcut bulunduğunun anlaşılması karşısında;
Anılan dosyalar incelenerek, mümkün olması halinde birleştirilerek, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, sanıkların bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nun 43/1. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5846 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM :Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan vekilinin temyiz dilekçesi içeriğine göre temyiz isteğinin sadece vekalet ücretine hasredildiği belirlenmiştir. maddesi uyarınca, isteme uygun olarak, BOZULMASINA, yeniden yapılacak yargılamada CMUK’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 29/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
7. Ceza Dairesi
Esas No: 2021/16930 Karar No: 2021/15690 Karar Tarihi: 29 Kasım 2021
7. Ceza Dairesi Esas No: 2021/16930 Karar No: 2021/15690 Karar Tarihi: 29.11.2021 7. Ceza Dairesi         2021/16930 E.  ,  2021/15690 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5846 sayılı Yasaya muhalefet HÜKÜM :Hükümlülük, müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Katılan vekilinin temyiz dilekçesi içeriğine göre temyiz isteğinin sadece vekalet ücretine hasredildiği belirlenmiştir. 5237 sayılı TCK'nun 44. maddesinde “işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır” hükmüne yer verilmesi, bir fiilden kastedilenin sanığın hareket veya hareketlerinin bir sonucu elde etmeye (bir suçu işlemeye) yönelik olması, bu nedenle de fiilde birden fazla hareketin bulunabilmesi karşısında; suç tarihinde yapılan aramada 2 adet bandrolsüz, 22 adet başka esere ait bandrol taşıyan kitap ile 3 adet sahte bandrollü kitap ele geçirildiği nazara alındığında, sanığın eylemlerinin TCK'nin 44. maddesi aracılığıyla 5846 sayılı Kanun'un 81/9. maddesine uyduğu gözetilmeden, aynı Kanunun 71/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması, Kabule göre ise; 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizin de benimsediği 08/04/2014 tarih 2013/7-591 Esas 2014/171 karar sayılı kararında açıklandığı üzere, bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçlarında suçun mağdurunun doğrudan eser sahipleri olmayıp toplumu oluşturan bireyler olduğu, 5237 sayılı TCK’nun hazırlanmasında esas alınan suç teorisine göre bu durumda yani suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireyler olması halinde tüzel kişiler suçtan zarar gören olmalarına rağmen suçun mağduru sayılmayacağından meslek birliklerinin şikayetçi olması halinde de durumun değişmeyeceği cihetle; UYAP ortamında yapılan araştırmada benzer eylemler nedeniyle, sanık hakkında, - Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 17/03/2016 tarih ve 2015/100 Esas, 2016/221 Karar sayılı kararıyla verilip Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2021/18818 Esasında kayıtlı bulunan, - Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12/03/2015 tarih ve 2014/438 Esas, 2015/120 Karar sayılı kararıyla verilip Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 20/09/2021 tarih, 2021/10175 Esas ve 2021/10227 Karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleşen dava dosyalarının da mevcut bulunduğunun anlaşılması karşısında; Anılan dosyalar incelenerek, mümkün olması halinde birleştirilerek, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, sanıkların bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nun 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu, 2- Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre, Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi sıfatıyla görülen davalar için öngörülen maktu vekalet ücreti 2.200 TL olduğu halde 1.500 TL vekalet ücretine hükmedilmesi, 3- Adli Emanetin 2014/255 sırasında kayıtlı olup orjinal ve bandrollü olduğu anlaşılan 325 adet kitabın sanığa iadesi yerine yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi, Kanuna aykırı ve sanık ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca, isteme uygun olarak, BOZULMASINA, yeniden yapılacak yargılamada CMUK’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 29/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.