Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

18. Ceza Dairesi E. 2017/8298 K. 2017/15693

Karar Tarihi: 28 Aralık 2017 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 18. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2017/8298
Karar Numarası 2017/15693
Karar Tarihi 28 Aralık 2017

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #N/A

Karar Özeti

maddesi uyarınca takdiri indirim hükümleri uygulanmış olduğu halde, C.M.K'nun 231/5 maddesi gereğince değerlendirme yapılırken de duruşmalara görevi gereğince hiç katılamayan sanığın, kişiliğiyle ilgili "suçun işleniş biçimi ve ileride bir daha suç işlemeyeceği yönünde kanaat gelmediği" şeklinde gerekçeyle, olumsuz değerlendirme yapılarak hükmün gerekçesinde çelişkiye ve uyumsuzluğa neden olunması nedeniyle, hükmün bozulmasını talep etmekle;
Gereği görüşülüp, düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. fıkrası uyarınca itirazının kabulüyle, Dairemizin 15.11.2017 tarih ve 2015/41782 esas, 2017/12962 sayılı düzeltilerek onama kararı kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin bir karar verilmesi gerekirken takdiri indirim gerekçesi ile de çelişkiye neden olacak biçimde sanığa ait olmadığı anlaşılan adli sicil kayıtlar nedeniyle, sanığın kişiliğiyle ilgili ""suçun işleniş biçimi ve ileride bir daha suç işlemeyeceği yönünde kanaat gelmediği" şeklinde olumsuz değerlendirme yapılması,
2- Uygulamaya göre de; hükümden sonra TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluklarıyla ilgili Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına iptal kararına göre bu hususun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraza konu yazısındaki düşünceye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28/12/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
18. Ceza Dairesi
Esas No: 2017/8298 Karar No: 2017/15693 Karar Tarihi: 28 Aralık 2017
18. Ceza Dairesi Esas No: 2017/8298 Karar No: 2017/15693 Karar Tarihi: 28.12.2017 18. Ceza Dairesi         2017/8298 E.  ,  2017/15693 K. KARAR Konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; aynı suçtan mahkumiyetine dair Besni Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 08.4.2014 gün ve 2013/312 esas, 2014/232 karar sayılı hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyizi üzerine, Dairemizin 15.11.2017 tarih ve 2015/41782 esas, 2017/12962 sayılı düzeltilerek onama kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.12/2017 gün ve 2014/189558 sayılı itiraz yazısı ile dosya Daireye gönderilmekle incelendi; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraza konu yazıda, adli sicil kaydında geçmiş hükümlülüğü ve niteliği gereği karşılayabileceği bir zararı da bulunmayan sanık hakkında, cezanın geleceği hakkında olumsuz etkileri göz önüne alınarak TCK 62. maddesi uyarınca takdiri indirim hükümleri uygulanmış olduğu halde, C.M.K'nun 231/5 maddesi gereğince değerlendirme yapılırken de duruşmalara görevi gereğince hiç katılamayan sanığın, kişiliğiyle ilgili "suçun işleniş biçimi ve ileride bir daha suç işlemeyeceği yönünde kanaat gelmediği" şeklinde gerekçeyle, olumsuz değerlendirme yapılarak hükmün gerekçesinde çelişkiye ve uyumsuzluğa neden olunması nedeniyle, hükmün bozulmasını talep etmekle; Gereği görüşülüp, düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca itirazının kabulüyle, Dairemizin 15.11.2017 tarih ve 2015/41782 esas, 2017/12962 sayılı düzeltilerek onama kararı kaldırılarak yeniden yapılan incelemede; Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- UYAP kaydında temin edilen ve anne baba adları ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaraları bulunmayan 01.01.1976 ve 16.8.1976 doğumlu ... isimli şahıslara ait adli sicil kayıtlarının Murat oğlu Sevim'den olma ve 17293335160 Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaralı inceleme konusu dosyanın sanığı ...'a ait adli sicil kaydı olarak kabulünün mümkün bulunmaması nedeniyle, dosya kapsamından adli sicil kaydının olmadığı anlaşılan sanığa hükmolunan cezanın sanığın geleceği üzerindeki olumsuz etkisinden söz edilerek TCK 62. maddesi uyarınca takdiri indirimin uygulanmasına karşın, görevi gereği huzurdaki duruşmalara katılamayan sanığın kişilik özellikleri ile yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılarak CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin bir karar verilmesi gerekirken takdiri indirim gerekçesi ile de çelişkiye neden olacak biçimde sanığa ait olmadığı anlaşılan adli sicil kayıtlar nedeniyle, sanığın kişiliğiyle ilgili ""suçun işleniş biçimi ve ileride bir daha suç işlemeyeceği yönünde kanaat gelmediği" şeklinde olumsuz değerlendirme yapılması, 2- Uygulamaya göre de; hükümden sonra TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluklarıyla ilgili Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına iptal kararına göre bu hususun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraza konu yazısındaki düşünceye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28/12/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.