Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

22. Hukuk Dairesi E. 2016/21393 K. 2016/26072

Karar Tarihi: 29 Kasım 2016 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 22. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2016/21393
Karar Numarası 2016/26072
Karar Tarihi 29 Kasım 2016

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #kıdem tazminatı #ihbar tazminatı

Karar Özeti

MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, fark kıdem, fark ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bozmaya uyma kararı verilerek, yapılan yargılama sonucunda, yazılı gerekçeyle, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacakları yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine; fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına yönelik talepler bakımından ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/21393 Karar No: 2016/26072 Karar Tarihi: 29 Kasım 2016
22. Hukuk Dairesi Esas No: 2016/21393 Karar No: 2016/26072 Karar Tarihi: 29.11.2016 22. Hukuk Dairesi         2016/21393 E.  ,  2016/26072 K. MAHKEMESİ:İş Mahkemesi DAVA : Davacı, fark kıdem, fark ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş ve davacı avukatı tarafından duruşma talep edilmiş ise de; duruşma gününün taraflara tebliği için davetiyeye yapıştırılacak posta pulu bulunmadığından duruşma isteğinin reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkili işçinin fark kıdem tazminatı, fark ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 29.09.2015 tarihli 2014/10067 esas ve 2015/25996 karar sayılı ilamıyla bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyma kararı verilerek, yapılan yargılama sonucunda, yazılı gerekçeyle, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacakları yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine; fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına yönelik talepler bakımından ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir. Somut uyuşmazlıkta, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin bozma ilamında, kısmi dava türünde açılan davanın ıslah yoluyla belirsiz alacak davasına dönüştürüldüğü gerekçesiyle, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti alacakları yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi; fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları yönünden ise, ibranameye itibar edilmeyerek taleplerin esastan değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Ne var ki, temyiz incelemesinde, eldeki davanın açılma tarihinde mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlükte olduğu hususunun maddi hataya dayalı olarak gözden kaçtığı anlaşılmaktadır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 04.02.1959 tarihli 1957/13 esas ve 1959/5 karar sayılı kararı ile 09.05.1960 tarihli 1960/21 esas ve 1960/9 karar sayılı kararında açıklandığı üzere, Yargıtay’ca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usulü kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtay’ın hatalı bozma kararından dönülmesi mümkündür. Dava, mülga 1086 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu bir tarihte açılmıştır. Davacı vekili, 02.09.2013 tarihli dilekçesiyle, davasını ıslah ederek, belirsiz alacak davasına dönüştürmüş ise de, davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan mülga 1086 sayılı Kanun'da belirsiz alacak davasına imkan tanıyan bir hüküm bulunmadığından, eldeki davanın dinlenilmesi imkanı kalmamıştır. Dairemizin, emsal içtihadı da bu yöndedir (Dairemizin emsal nitelikteki 10.10.2016 tarih ve 2016/18848 esas, 2016/23066 karar sayılı ilamı). Anılan sebeple, davanın tüm alacaklar yönünden usulden reddine karar verilmesi gereklidir. Yukarıda yazılı sebepten kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.