Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

11. Hukuk Dairesi E. 2010/12455 K. 2012/3682

Karar Tarihi: 12 Mart 2012 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 11. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2010/12455
Karar Numarası 2012/3682
Karar Tarihi 12 Mart 2012

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #tescil #icra takibi #itirazın iptali #sözleşme

Karar Özeti

Sulh Hukuk Mahkemesi)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/336 esas sayılı dava dosyasındaki yargılamanın aynı mahiyette olup, yargılamanın halen devam ettiği gerekçesiyle derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2010/12455 Karar No: 2012/3682 Karar Tarihi: 12 Mart 2012
11. Hukuk Dairesi Esas No: 2010/12455 Karar No: 2012/3682 Karar Tarihi: 12.03.2012 11. Hukuk Dairesi         2010/12455 E.  ,  2012/3682 K. MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi(Şişli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi) Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi (Şişli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi)’nce verilen 23/12/2008 tarih ve 2006/1507-2008/2115 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin 13.02.2004 tarihinde TMSF tarafından devralındığını, yeni yönetim ve denetim kurulunun oluşturulduğunu, şirketin 500.000 TL sermayeli olarak kurulduğunu, davalının 10.000 TL. sermayesi bulunup anasözleşmeye göre, bunun ¼'üne isabet eden 2.500 TL'yi şirketin tescil tarihinden itibaren 3 ay içinde 19.03.2003 tarihine kadar ödemesi gerektiği halde ödemediğini, APEL alacağı olan bu miktarın tahsili için yapılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, aynı konuda İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/336 esas sayılı dava dosyası ile dava açıldığını, bu davanın halen derdest olduğunu ileri sürerek derdestlik nedeniyle ve esastan davanın reddini istemiştir. Mahkemece, işbu dava ile İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/336 esas sayılı dava dosyasındaki yargılamanın aynı mahiyette olup, yargılamanın halen devam ettiği gerekçesiyle derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, davacı şirketin anasözleşmesinde belirtilen sermaye alacağının (APEL alacağı) tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/336 esas sayılı dava dosyası ile işbu dava dosyasının aynı mahiyette olduğu gerekçesiyle derdestlik itirazının kabulüne, davanın reddine karar verilmiştir. HUMK’un 187-194. maddeleri uyarınca, bir davanın derdestlik ilk itirazı üzerine, açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için üç şartın birlikte bulunması gerekir. Bunlar, aynı davanın iki kere açılmış olması, birinci davanın görülmekte olması ve birinci dava ile ikinci davanın aynı olmasıdır. Birinci dava ile ikinci davanın aynı olmasından kasıt ise; davanın taraflarının, konusunun (müddeabihin) ve sebebinin (davanın dayanağını oluşturan vakıaların) aynı olmasıdır. Somut olayda, derdest olduğu savunulan birinci dava olan İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/336 esas sayılı dava dosyasında davacının, davalının da içinde bulunduğu davacı şirketin yönetim kurulu üyeleri aleyhine TTK.'nın 309-336. maddelerine dayalı olarak sorumluluk davası açtığı ve şirketin anasermayesinin 1/4'i olan 125.000 TL'nin tahsil edilmemesi nedeniyle bu miktar kadar şirketin zarara uğradığı iddiasıyla davalılar yönetim kurulu üyelerinden bu miktarın tahsili isteminde bulunduğu, dolayısıyla tarafları, hukuki sebebi ve konusunun işbu dava dosyasından farklı olduğu anlaşılmakla, mahkemece derdestlik itirazının reddi ile davanın esasına girilerek yargılama yapılması gerekirken belirtilen şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.