Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

12. Ceza Dairesi E. 2017/3079 K. 2017/4340

Karar Tarihi: 25 Mayıs 2017 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 12. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2017/3079
Karar Numarası 2017/4340
Karar Tarihi 25 Mayıs 2017

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #N/A

Karar Özeti

maddesinde yer alan "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir." hükmü gereğince açılmış olan ikinci davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 15.03.2017 gün ve 94660652-105-34-4332-2016-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak tebliğ kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İncelenen dosyaların içeriğine göre, sanık ...'ın 04.05.2014 günü sevk ve idaresindeki özel halk otobüsü ile seyri sırasında mağdura çarptığı, mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, trafik kazasına ilişkin herhangi bir olay tutanağı düzenlenmediği, akabinde sanığın halk otobüsünü teslim etmek üzere hareket amirliğine gittiği, burada amirinin kolluk görevlilerine haber vermesi üzerine yapılan ölçümde sanığın 1.53 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, aynı olay ile ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.05.2014 tarihli ve 2014/66967 soruşturma, 2014/25237 esas, 2014/12576 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan dolayı açılan dava sonunda, İstanbul 64. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine kararı verilir” şeklindeki düzenleme karşısında, aynı fiil nedeniyle aynı sanık hakkında ikinci kez hüküm kurulamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş olup,
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Gaziosmanpaşa 5. maddesi gereğince REDDİNE, 2- Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,” şeklinde DÜZELTİLMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 25.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2017/3079 Karar No: 2017/4340 Karar Tarihi: 25 Mayıs 2017
12. Ceza Dairesi Esas No: 2017/3079 Karar No: 2017/4340 Karar Tarihi: 25.05.2017 12. Ceza Dairesi         2017/3079 E.  ,  2017/4340 K. Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Karar Tarihi : 02.02.2016 Trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/2, 62, 50,52. maddeleri uyarınca 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2016 tarihli ve 2014/450 esas, 2016/98 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Aynı sanık hakkında aynı fiil nedeniyle İstanbul 64. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/10/2014 tarihli ve 2014/939-294 sayılı dosyası kapsamında hüküm verilmiş olması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/7. maddesinde yer alan "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir." hükmü gereğince açılmış olan ikinci davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 15.03.2017 gün ve 94660652-105-34-4332-2016-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak tebliğ kılınmakla; Dosya incelenerek gereği düşünüldü: İncelenen dosyaların içeriğine göre, sanık ...'ın 04.05.2014 günü sevk ve idaresindeki özel halk otobüsü ile seyri sırasında mağdura çarptığı, mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, trafik kazasına ilişkin herhangi bir olay tutanağı düzenlenmediği, akabinde sanığın halk otobüsünü teslim etmek üzere hareket amirliğine gittiği, burada amirinin kolluk görevlilerine haber vermesi üzerine yapılan ölçümde sanığın 1.53 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, aynı olay ile ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.05.2014 tarihli ve 2014/66967 soruşturma, 2014/25237 esas, 2014/12576 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan dolayı açılan dava sonunda, İstanbul 64. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.10.2014 tarihli ve 2014/939 esas, 2014/294 sayılı kararı ile yüklenen suçun sübuta erdiği kabul edilerek, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3/2, 62. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın 07.11.2014 tarihinde kesinleştiği, ancak aynı eylem nedeniyle Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının bu kez 02.07.2014 tarihli ve 2014/17272 soruşturma, 2014/8286 esas, 2014/2565 sayılı iddianamesiyle açılan davada, Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2016 tarihli ve 2014/450 esas, 2016/98 sayılı kararı ile sanığın 179/2, 62/1, 50, 52. maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 23.02.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine kararı verilir” şeklindeki düzenleme karşısında, aynı fiil nedeniyle aynı sanık hakkında ikinci kez hüküm kurulamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş olup, Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2016 tarihli ve 2014/450 esas, 2016/98 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309/4-d maddesindeki “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklindeki düzenleme gereği bozma nedenine göre uygulama yapılarak, sanık ...’ın mahkumiyetine yönelik hüküm fıkrasının, “1- Sanık hakkında aynı fiil nedeniyle daha önceden açılmış bir dava ve verilmiş bir hüküm bulunduğu anlaşıldığından, ikinci defa açılan davanın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/7. maddesi gereğince REDDİNE, 2- Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,” şeklinde DÜZELTİLMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 25.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.