Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

11. Ceza Dairesi E. 2017/9404 K. 2020/6385

Karar Tarihi: 4 Kasım 2020 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 11. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2017/9404
Karar Numarası 2020/6385
Karar Tarihi 4 Kasım 2020

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek

Karar Özeti

Şirketinin yetkilisi olan sanık hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura kullanma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında:
Sanığa yüklenen 2008 takvim yılında sahte fatura kullanma suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e ve 67/4 maddelerinde öngörülen dava zaman aşımının, sahte fatura kullanma suçunda suç tarihi, sahte faturalar hangi vergi türünde kullanılmışsa bu vergiye göre sunulması gereken son beyanname tarihi olacağından, suç konusu .... maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
11. Ceza Dairesi
Esas No: 2017/9404 Karar No: 2020/6385 Karar Tarihi: 4 Kasım 2020
11. Ceza Dairesi Esas No: 2017/9404 Karar No: 2020/6385 Karar Tarihi: 04.11.2020 11. Ceza Dairesi         2017/9404 E.  ,  2020/6385 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet I- .... Tic. Ltd. Şirketinin yetkilisi olan sanık hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura kullanma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında: Sanığa yüklenen 2008 takvim yılında sahte fatura kullanma suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e ve 67/4 maddelerinde öngörülen dava zaman aşımının, sahte fatura kullanma suçunda suç tarihi, sahte faturalar hangi vergi türünde kullanılmışsa bu vergiye göre sunulması gereken son beyanname tarihi olacağından, suç konusu .... San ve Tic. Ltd. Şti.den temin edilen, 14.01.2008 ve 17.01.2008 tarihli faturaların KDV indiriminde kullanılmış olması nedeniyle 25.02.2008 olarak belirlenen suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 Sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nin 223/8 maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, II- Sanık hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; 1) .... Tic. Ltd. Şirketinin yetkilisi olan sanık hakkında 2009 ve 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın mükerrer olduğunu savunduğu, Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/149 esas, 2013/186 karar sayılı ilamı ile sanık hakkında, aynı şirket yöneticiliği nedeniyle 2008 ve 2009 takvim yıllarında muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulduğu, söz konusu ilamın, Dairemizin 19.06.2018 tarihli, 2017/3615 esas, 2018/5586 sayılı kararı ile sahte fatura düzenleme suçundan dava açılmış olmasına rağmen, CMK’nin 225. maddesine aykırı olarak kullanma suçundan hüküm kurulması nedeniyle bozulduğu, bozma ilamı üzerine Mahkemenin 13.11.2018 tarihli, 2018/568 esas, 2018/1069 karar sayılı ilamı ile düzenleme suçundan verilmiş bir mütalaa bulunmadığından, dava şartı yokluğundan düşme kararı verildiği, söz konusu kararın temyizi üzerine Dairemizin 03.12.2019 tarihli, 2019/1532 esas, 2019/8642 karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği, davanın halen Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/69 esas sırasında derdest olduğu ve temyize konu davanın mükerrer olarak açılmadığı anlaşılmakla; suç konusu faturaları düzenleyen .... Tic. Ltd. Şirketi, .... Tic. Ltd. Şirketi ve .... isimli mükellef hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan hazırlanmış karşıt inceleme raporlarının tamamının ilgili vergi dairelerinden getirtilip, adı geçen şirketlerin yetkilileri ve mükellef hakkında sahte fatura düzenleme suçundan dava açılmış olup olmadığının araştırılması; açılmış ise, dava dosyalarının getirtilerek incelenmesi, özetlerinin duruşma tutanağına geçirilip, bu davayı ilgilendiren ve sahteliği belirleyen delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi; gerektiğinde faturaları düzenleyenler ile sanığın yetkilisi olduğu şirkete ait defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, faturaların gerçek alım satım karşılığı olup olmadığının, mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile faturaları düzenleyen mükelleflerin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoğu olup olmadığı da araştırılarak toplanan tüm deliller değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması, 2) Kabule göre de; a) Suç konusu faturalardan, 2009 takvim yılında kullanılanların mayıs ayına ait oldukları, aynı KDV beyanname döneminde birden çok sahte fatura kullanması halinde TCK'nin 43. Maddesinin uygulama koşullarının oluşmayacağı gözetilmeden, zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini, b) Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24.04.2013 tarihli, 2013/6969 esas sayılı iddianamesinde, sanık hakkında TCK'nin 43/1. maddesinin uygulanması talep edilmiş olmamasına rağmen, 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden 2009 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan verilen hükümde TCK'nin 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılmak suretiyle sanığın savunma hakkı kısıtlanması yasaya aykırı, c) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.