Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

11. Hukuk Dairesi E. 2024/4028 K. 2025/2529

Karar Tarihi: 16 Nisan 2025 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 11. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2024/4028
Karar Numarası 2025/2529
Karar Tarihi 16 Nisan 2025

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN ONANMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #N/A

Karar Özeti

Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/993 Esas, 2024/1147 Karar
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE

MAHKEMESİ:Kozaklı Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2021/98 Esas, 2024/6 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. maddeleri hükümleri çerçevesinde bir ihlalin varlığının gerektiği, genel kurullar bakımından böyle bir ihlal olmadığından feshe yönelik bir sebep de oluşturmadığı, davalı şirket adına kayıtlı çok sayıda taşınmaz olduğu, toplam yedi (7) taşınmazın satışı ile ilgili defter kayıtları ile satış tutarları arasında fahiş fark bulunduğu, davacı tarafça ileri sürülen sebeplerden taşınmazın düşük bedellerle satıldığının haklı sebep olarak kabul edilebileceği, ancak mevcut durumda şirketin devamının esas olduğu, şirketin borçlarından fazla malvarlığının bulunduğu, 31.12.2021 tarihi itibari ile şirketin malvarlıklarının on iki milyon (12.000.000 TL) olduğu, bu varlık ve borç durumu ile şirketin devamlılığının olağanüstü bir durum olmazsa devam ettirilebileceği gerekçesiyle davalı tarafça da davacıların payları karşılığında şirket ortaklığından çıkarılması yönündeki talebi de dikkate alınarak şirketin feshine yönelik talebin reddine, davacının ortaklıktan çıkma talebi yerinde görülerek çıkma payı karşılığında şirket ortaklığından çıkma talebinin kabulüne, davacı ...'in çıkma payı olan 1.330.493,61 TL'nin dava tarihinden işleyecek mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile davalı tarafça ödenmesi halinde, şirketteki ortaklığından çıkarılmasına, davacı ...'in çıkma payı olan 612.707,96 TL'nin dava tarihinden işleyecek mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile davalı tarafça ödenmesi halinde, şirketteki ortaklığından çıkarılmasına karar verilmiş, hüküm, davacılarca istinaf edilmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2024/4028 Karar No: 2025/2529 Karar Tarihi: 16 Nisan 2025
11. Hukuk Dairesi Esas No: 2024/4028 Karar No: 2025/2529 Karar Tarihi: 16.04.2025 11. Hukuk Dairesi         2024/4028 E.  ,  2025/2529 K. MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/993 Esas, 2024/1147 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ:Kozaklı Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2021/98 Esas, 2024/6 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirkette ortak olduklarını, davalı şirketin kötü ve şeffaflığa aykırı yönetilmesi, şirket üzerine kayıtlı malların kaçırmak amaçlı yakınlara devredilmesi, resmi defterlerden hariç kasa defteri tutulması gibi birçok nedenle davalı şirketin zarara uğratılmış olması, denetim mekanizmasının gerektiği gibi çalıştırılmaması, şirket ortakları adına ve şirket ortaklarının çocukları adına usulsüz taşınmaz devredilmesi, şirketin malvarlığının usulsüz şekilde azaltılması, şimdiye kadar kar dağıtımının yapılmaması, kurumlardan birçok ceza alınması, şirket genel kurulunun usule aykırı yapılması gibi birçok nedenden dolayı fesih şartlarının oluştuğunu ileri sürerek davalı şirketin feshine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket bakımından haklı sebeple fesih hakkının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 531. maddesinde azınlık pay sahiplerine tanındığı, davacı ... ... 30.09.2022 tarihi itibari ile yeniden hesaplanan bilanço rakamlarına göre %10,51 paya, davacı ...'in 30.09.2022 tarihi itibari ile yeniden hesaplanan bilanço rakamlarına göre % 4,84 paya sahip olduğu, bu pay sahipliği ile davacıların davayı açma hakları bulunduğu, davalı anonim şirket bir sermaye şirketi olduğu için bu şirkette pay sahipleri arası şahsi ilişkilerin şirketin feshi için haklı bir sebep olmadığı, davacının ortak olduktan sonra, bilgi alma inceleme hakkının ihlal edildiğine dair genel kurula veya mahkemeye bir başvurusu da bulunmadığı, dosya kapsamından kâr payı ödemelerinin yapıldığı, genel kurulların butlanında söz etmenin de mümkün olmadığı, TTK'nın 447 ve 6769 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 27. maddeleri hükümleri çerçevesinde bir ihlalin varlığının gerektiği, genel kurullar bakımından böyle bir ihlal olmadığından feshe yönelik bir sebep de oluşturmadığı, davalı şirket adına kayıtlı çok sayıda taşınmaz olduğu, toplam yedi (7) taşınmazın satışı ile ilgili defter kayıtları ile satış tutarları arasında fahiş fark bulunduğu, davacı tarafça ileri sürülen sebeplerden taşınmazın düşük bedellerle satıldığının haklı sebep olarak kabul edilebileceği, ancak mevcut durumda şirketin devamının esas olduğu, şirketin borçlarından fazla malvarlığının bulunduğu, 31.12.2021 tarihi itibari ile şirketin malvarlıklarının on iki milyon (12.000.000 TL) olduğu, bu varlık ve borç durumu ile şirketin devamlılığının olağanüstü bir durum olmazsa devam ettirilebileceği gerekçesiyle davalı tarafça da davacıların payları karşılığında şirket ortaklığından çıkarılması yönündeki talebi de dikkate alınarak şirketin feshine yönelik talebin reddine, davacının ortaklıktan çıkma talebi yerinde görülerek çıkma payı karşılığında şirket ortaklığından çıkma talebinin kabulüne, davacı ...'in çıkma payı olan 1.330.493,61 TL'nin dava tarihinden işleyecek mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile davalı tarafça ödenmesi halinde, şirketteki ortaklığından çıkarılmasına, davacı ...'in çıkma payı olan 612.707,96 TL'nin dava tarihinden işleyecek mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile davalı tarafça ödenmesi halinde, şirketteki ortaklığından çıkarılmasına karar verilmiş, hüküm, davacılarca istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin somut olaya yönelik kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, TTK'nın 531 maddesine göre şirketin feshi, olmadığı taktirde şirketten çıkarılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde ilgililere iadesine, 16.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.