Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

3. Ceza Dairesi E. 2022/2331 K. 2024/10790

Karar Tarihi: 12 Eylül 2024 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 3. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2022/2331
Karar Numarası 2024/10790
Karar Tarihi 12 Eylül 2024

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek #FETÖ #terör örgütü üyeliği #silahlı terör örgütü

Karar Özeti

Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca tanzim olunan 12.01.2022 tarihli Onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. Ceza Dairesinin, 20.11.2019 tarihli ve 2019/915 Esas, 2019/1947 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Ceza Dairesinin, 20.11.2019 tarihli ve 2019/915 Esas, 2019/1947 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İzmir 13.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
3. Ceza Dairesi
Esas No: 2022/2331 Karar No: 2024/10790 Karar Tarihi: 12 Eylül 2024
3. Ceza Dairesi Esas No: 2022/2331 Karar No: 2024/10790 Karar Tarihi: 12.09.2024 3. Ceza Dairesi         2022/2331 E.  ,  2024/10790 K. MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.02.2019 tarihli ve 2017/687 Esas, 2019/84 sayılı Kararı ile sanık hakkında, Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.11.2019 tarihli ve 2019/915 Esas, 2019/1947 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca tanzim olunan 12.01.2022 tarihli Onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Kararın usule ve kanuna aykırı olduğuna, 2.Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, 3.Tanık beyanlarının usule aykırı olduğuna, 4.Sanığa etkin pişmanlık hükümlerinin hatırlatılmadığı, 5.Tanık beyanlarının 17-25 Aralık öncesi döneme ait olduğu, 6.Atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, 7.Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 196/4 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasanın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; tanıklar ... D., ... T. (Ç.), ... Ç. 'nin talimat mahkemesinde dinlenilmesi ile yetinilerek CMK’nın 181/1 ve 210. maddelerine aykırı davranılması, 2. Sanık hakkında temyiz kanun yolu aşamasında beyanları bulunan ... I. ve ... A. 'nın teşhis ve ifade tutanaklarının CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılması, ayrıca tanık sıfatıyla dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve taktiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3. Temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya gelen operasyonel telefon numaraları ile mahrem imamlarla irtibatlarını ve ardışık aranma kayıtlarını içerir HTS analiz tutanaklarının 5271 sayılı Kanun'un 217 inci maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulması, sanık ile birlikte ardışık arandığı belirtilen ve haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan devam eden soruşturma veya kovuşturmalar bulunan şahısların ilgili belgelerin dosya içerisine getirilip, sanık hakkında görev yaptığı tüm yerlerden HTS/büfe analiz raporları da temin edilip bu kapsamda ardışık aranan başkaca şahısların olup olmadığının araştırılarak tespit edildiği takdirde sanıklarla birlikte aranan haklarında soruşturma ve kovuşturma bulunan şahısların tüm aşama ifadelerinin getirtilerek gerektiğinde bu kişilerin tanık sıfatıyla dinlenilmesinden sonra sanığın savunmasında belirttiği gibi örgütten ayrıldığının tespit edilmesi durumunda beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.11.2019 tarihli ve 2019/915 Esas, 2019/1947 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.