Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

3. Ceza Dairesi E. 2021/19750 K. 2024/1225

Karar Tarihi: 25 Ocak 2024 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 3. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2021/19750
Karar Numarası 2024/1225
Karar Tarihi 25 Ocak 2024

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #FETÖ #silahlı terör örgütü

Karar Özeti

Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.11.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. Ceza Dairesinin, 26.06.2019 tarihli ve 2019/37 Esas, 2019/465 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Ceza Dairesinin, 26.06.2019 tarihli ve 2019/37 Esas, 2019/465 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 16.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
3. Ceza Dairesi
Esas No: 2021/19750 Karar No: 2024/1225 Karar Tarihi: 25 Ocak 2024
3. Ceza Dairesi Esas No: 2021/19750 Karar No: 2024/1225 Karar Tarihi: 25.01.2024 3. Ceza Dairesi         2021/19750 E.  ,  2024/1225 K. MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/37 E., 2019/465 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hükmolunan cezanın süresine göre reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2018 tarihli ve 2018/115 Esas, 2018/222 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 26.06.2019 tarihli ve 2019/37 Esas, 2019/465 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.11.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, 3.Adil yargılanma hakkının aykırı hareket edildiğine, 4. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16.MD-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararı ve Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarih ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından kabule alınan bazı ByLock ID'lerinin kullanıcı adı ve ekleyenlerin sanıkla ilgili olmadığı, bir tanesinin de kullanıcısının beyan olabileceği anlaşılmakla, öncelikle sanık tarafından kullanılan ByLock ID'sinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde tesbitinin yapılması, tesbiti yapılan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, gerekirse tanık sıfatıyla anlatımlarına başvurularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle verilen karar hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 26.06.2019 tarihli ve 2019/37 Esas, 2019/465 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.01.2024 tarihinde karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.