20.01.2021, Çarşamba 13:18 0 Yorum | 691 Görüntülenme

SUÇTAN ZARAR GÖREN OLARAK DAVAYA KATILMA - Av. Şevnur ADIGÜZEL

SUÇTAN ZARAR GÖREN OLARAK DAVAYA KATILMA

  

YAZAR:

Av. Şevnur ADIGÜZEL

KAVRAMLAR:

#AdilYargılanmaİlkesi #HukukiDinlenilmeHakkı #SavunmaHakkı #DuruşmadanHaberdarEdilme #DavanınİhbarEdilmesi #Katılma #KatılmaEhliyeti #KatılanınKanunYolunaBaşvuruHakkı

HUKUKİ

TARTIŞMA:

Suçtan zarar görenin davaya kovuşturma aşamasında sonradan katılmasındaki usul ve hakkaniyet bakımından değerlendirilmesi

MAKALE:

SUÇTAN ZARAR GÖREN OLARAK DAVAYA KATILMA

5271 Saylı Ceza Muhakemesi Kanunu ile müşteki ve mağdura kovuşturma aşamasına kadar kapsayıcılığı olan bazı haklar tanınmıştır. Bu haklar:

Duruşmadan haber edilme, kamu davasına katılabilme, katıldığı kamu davasında kişisel haklarını isteyebilme, tutanak ve belgelerden örnek isteyebilme, tanıkların davetini isteyebilme, avukatı yoksa, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251 inci maddesi gereğince baro tarafından bir avukat atanmasını isteyebilme, davaya katılmış ise kanun yollarına başvurabilme hakları tanınmıştır. Ayrıca bütün bu hakların, mağdur ve şikâyetçiye anlatılıp açıklanması ve bu hususun tutanağa geçirilmesi öngörülmüştür. Duruşmadan haberdar edilme hakkı: Hukuki dinlenilme hakkı çerçevesinde suçtan zarar gören sıfatı ile davayı takip etmesine ve davayı sonuçlandırabilen muamelelere katılmasına imkân sağlayan bu konuda suçtan zarar görene davaya müdahil olabilme imkânı veren hukuki bir zorunluluktur. Suçtan zarar görenin davadan haberdar edilme hakkına sahip olmasının nedeni mağdur gibi eylemden etkilenen ilk kişi olmasa bile eylem nedeniyle hakkı zedelenen ve zedelenen hakkı sebebiyle hak iddia edebilecek olmasıdır. Davaya katılma duruşmanın suçtan zarar gören kişiye ihbar edilmesi dışında da mümkündür. Bir gerçek veya tüzel kişinin suçtan zarar gördüğüne dair gerekli somut açıklamayı yapıp bu yönde delil ve emare göstermesi kaydıyla kamu davasının yerel mahkeme aşamasına katılma talebinde bulunması mümkündür. CMK md 234/b 1 maddesinde mağdur ile şikayetçinin duruşmadan haberdar edilme hakkı olduğu belirtilmiştir. Kovuşturma evresinde hâkim veya mahkeme başkanı duruşma günü belirler ve duruşmada hazır bulunması gereken kişileri çağrı kaydıyla çağırır. Duruşmadan haberdar edilme hakkı mutlak bir hak olup bu konuda mahkeme başkanının veya hâkimin herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Dava kendisine ihbar edilen kişinin de aynı şartlarda bir başkasına ihbarda bulunması mümkündür ve bu şekilde ihbar tevali ettirilebilir. Davanın ihbar edilmesi ile ihbarı yapan taraf, ihbarda bulunduğu taraftan görülmekte olan davada davaya katılmasını ve kendisine bu konular hakkında hukuki yardımda bulunmasını ya da ortak hukuki menfaatleri ilgilendiren davanın lehe sonuçlanması için kendisiyle birlikte gayret göstermesini talep eder.

 Cumhuriyet Savcısının açtığı kamu davasında Cumhuriyet savcısının yanında Ceza Yargılamasının kendisine sağladığı hak ve yetkilere sahip olarak yer almak istemesine, kamu davasına katılma adı verilmektedir.

Suçtan zarar görenin on sekiz yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz ya da meramını ifade edemeyecek derecede malûl olması durumunda davaya katılan olarak katılması için bir vasi atanır.

Suçtan zarar görenlerin kanun yoluna başvurabilmeleri, davaya katılma şartına bağlanmıştır. Nitekim CMK'nın “Mağdur ve şikâyetçinin hakları” başlıklı 234. maddesinde, mağdur ve şikâyetçinin kovuşturma evresine ilişkin hakları sayılırken 6. bentte; “Davaya katılmış olma koşuluyla davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yollarına başvurma” hakkının bulunduğu belirtilmiştir. Aksi takdirde, duruşmalardan haberdar edilmiş ve katılma hakkı hatırlatılmış olan suçtan zarar görenlerin katılma isteminde bulunmadıkça kanun yoluna müracaat hakları bulunmamaktadır. Suçtan zarar gören duruşmadan haberdar edilse dahi duruşmaya davet edilmemişse, suçtan zarar gören duruşmaya katılmak istemesine rağmen hâkim tarafından bu talebi reddedilmişse kanunda ifade edildiği üzere ‘ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır.’ CMK md 237

Duruşmadan haberdar edilme hakkı suçtan zarar görenin dolaylı olarak ihlal edilen hakkını korumaya yöneliktir. Mağdurun yanında suçtan zarar göreni de korumak zorunluluktur.

TC. Anayasası’nın 36/1 maddesine göre, “Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle, yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargımla hakkına sahiptir.” hükmü yer almaktadır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi “hakkaniyete uygun yargılama” kavramından hareket ederek adil yargılamanın zımni gereklerini saptamıştır. Bu gereklerden en önemlisi Anayasanın 36. maddesinde de açıkça ifade edilmiş olan "savunma hakkı"dır. Ceza yargılamasındaki savunma haklarının güvence altına alınması demokratik toplumun temel bir ilkesidir. Savunma haklarının güvence altına alınmasının temelinde hukuki dinlenilme hakkı yer almaktadır. Duruşmadan haberdar edilmeyen suçtan zarar görenin bu temel hakkı ihlal edilmiş sayılır.

 

Av. Şevnur ADIGÜZEL

 

Referanslar:

  1. Av. Baran DOĞAN Hukuk Bürosu “Adil Yargılanma Hakkı Nedir?”
  2. Dr.Suat ÇALIŞKAN “Davaya Katılmanın Ceza Yargılamasına Etkileri”
  3. Veli KAFES “Ceza Hukukunda Mağdurun Zararının Giderilmesi”
  4. Prof. Dr. Ersan ŞEN "Davaya Katılma Zamanı ve Usulü”

 

 Av. Halil ÖZYOLCU - Çukurambar, 1463. Cadde, No: 4/7, Çankaya/ANKARA – Tel: 312.2846063 

Yorum yapabilmek için Giriş yap ya da Kayıt ol.

BİZİ TAKİP EDİN

Twitter

Facebook