17.02.2021, Çarşamba 15:31 0 Yorum | 422 Görüntülenme

#Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma|74|

 

#Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma|74|

BELGE NO: 14818

KAVRAMLAR

:

#Adli Arama| #Arama Ve El Koyma| #Arama Ve Elkoyma| #Elkoyma| #Esrar| #Kanunun Hükmü Ve Amirin Emri| #Meşru Savunma Ve Zorunluluk Hali| #Meşru Savunma| #Zorunluluk Hali|

HUKUKİ TARTIŞMA

:

#Sanığın üzerinin aranması konusunda arama kararı olup olmadığı|

İLGİLİ MEVZUAT

:

#2559 s.|Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu|m.4/A/6|

GÖREV

:

#Ağır Ceza Mahkemesi|

İLGİLİ İÇTİHATLAR

:

#Ceza Genel Kurulu 2016/236 E., 2019/55|

AÇIKLAMALAR

:

#Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık__'ın, 5237 sayılı TCK'nın 188/3, 62, 52, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 1000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadere ve mahsuba ilişkin Düzce Ağır Ceza Mahkemesince verilen 04.06.2013 tarihli ve 51-186 sayılı hükmün, sanık ve müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 27.11.2015 tarih ve 4375-33092 sayı ile; |(Hayfa Hukuk)|

Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip " tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışındaki yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; |(Hayfa Hukuk)|

1) Sanığın üzerinin aranması konusunda arama kararı olup olmadığının araştırılması, varsa aslı veya onaylı bir örneğinin getirtilmesi; arama kararı yoksa, kolluk görevlileri tarafından şüphelenip üzerinde herhangi bir suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulması üzerine, esrar olduğunu söyleyerek montunun iç sol cebinden çıkardığı 10 paketcik esrarı kolluk görevlilerine rızası ile teslim etmek suretiyle, kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında etkin pişmanlıkla ilgili TCK'nın 192. maddesinin 3. fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, |(Hayfa Hukuk)|

2) Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. madesinin; |(Hayfa Hukuk)|

a) (1) numaralı fıkrasında yer alan 'Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;__' bölümünün, fıkranın (b) bendinde yer alan '__seçilme ehliyetinden__' ibaresi yönünden; aynı fıkrada yer alan '__hapis cezasına__' ibaresinin, bu fıkranın (b) bendinde yer alan 'Seçme ve__' ibaresi yönünden iptaline, |(Hayfa Hukuk)|

b) (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan '__ ve diğer siyasi hakları kullanmaktan' ibaresinin iptaline, |(Hayfa Hukuk)|

c) (2) numaralı fıkrasının, (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan 'Seçme ve seçilme ehliyetinden__' ibaresi yönünden iptaline, |(Hayfa Hukuk)|

karar verilmiş olması nedeniyle, sözü edilen maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun "yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması"" isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir. |(Hayfa Hukuk)|

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Yargıtay 10. Ceza Dairesi arasındaki uyuşmazlık, somut olayda " arama kararının gerekip gerekmediği, arama kararı olmaması halinde sanık hakkında uyuşturucuyu teslim etmesi nedeniyle TCK'nın 192/3. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına |(Hayfa Hukuk)|

Olayın hukuki metinler doğrultusunda yapılan değerlendirilmesinde; |(Hayfa Hukuk)|

Anayasanın 38/6. maddesi 'Kanuna aykırı elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilmez' şeklinde düzenleme yapılmıştır. |(Hayfa Hukuk)|

CMK'nın 116, 117, 118, 119, 120, 121 ve devamı maddelerin de de arama ve el koyma ile ilgili esaslar belirlenmiştir. |(Hayfa Hukuk)|

Buna göre 'Hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri arama yapabilirler. Ancak konutta, işyerinde, ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir. |(Hayfa Hukuk)|

Kolluk amirinin yazılı emri ile yapılan arama sonuçları Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilir” #şeklinde düzenleme yapılmıştır. |(Hayfa Hukuk)|

2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun 4/A maddesi 6. fıkrasında ise 'Polis durdurduğu kişi üzerinde veya aracında silah veya tehlike oluşturan diğer bir eşyanın bulunduğu hususunda yeterli şüphenin varlığı halinde kendisine ve başkalarına zarar verilmesine önlemek amacına yönelik gerekli tedbirleri alabilir. |(Hayfa Hukuk)|

Bu amaçla kişinin üzerindeki elbisenin çıkarılması veya aracın dışarıdan bakıldığında içerisi görünmeyen bölümlerinin açılması istenemez. Ancak el ile dıştan kontrol hariç, kişinin üstü ve eşyası ile aracının dışarıdan bakıldığında içerisinin görünmeyen bölümlerinin aranması İçişleri Bakanlığı tarafından belirlenecek esaslar dahilinde mülki amirin görevlendireceği kolluk amirinin yazılı, acele hallerde sonradan yazıyla teyit edilmek üzere sözlü emriyle yapılabilir. |(Hayfa Hukuk)|

Kolluk amirinin kararı yirmidört saat içinde görevli hakimin onayına sunulur. |(Hayfa Hukuk)|

Bu fıkra kapsamında yapılan araç aramalarına ilişkin olarak kişiye, arama gerekçesini de içeren bir bir belge verilir” #şeklinde hüküm konmuştur. |(Hayfa Hukuk)|

Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin karar alınmadan yapılacak arama başlıklı 8. maddesinde; |(Hayfa Hukuk)|

Aşağıdaki hallerde ayrıca bir arama emri ya da kararı aranmaz, denilmesinden sonra sınırlı şekilde bunlar sayılırken (f) bendinde; |(Hayfa Hukuk)|

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 24 üncü maddesindeki kanunun hükmü ve amirin emrini yerine getirme 25. maddesindeki meşru savunma ve zorunluluk hali ve 26 ıncı maddesindeki hakkın kullanılması ile diğer kanunların öngördüğü hukuka uygunluk sebepleri ve suçüstü halinde yapılan aramalarda toplum için veya kişiler bakımından hayati tehlikeyi ortadan kaldırmak amacıyla veya kapalı yerlerden gelen yardım çağrıları üzerine, konut, işyeri ve yerleşim yeri ile eklentilerine girmek için.' şeklinde düzenleme yapılmıştır. |(Hayfa Hukuk)|

Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin 27. maddesinin 5. fıkrasında; |(Hayfa Hukuk)|

Durdurma üzerine aşağıdaki işlemler yapılır; |(Hayfa Hukuk)|

a) Durdurulan kişi üzerinde giysilerinden herhangi birisi çıkarılmaksızın yoklama biçiminde bir kontrol yapılır. |(Hayfa Hukuk)|

Bu işlem sonucunda kişide silah bulunduğu sonucunu çıkarmaya yeterli şüphe meydana gelirse memur kendiliğinden silah ve diğer suç eşyası araması yapabilir. |(Hayfa Hukuk)|

b) Yoklama suretiyle kontrol kişinin cinsiyetinde bulunan görevli tarafından yapılır. |(Hayfa Hukuk)|

c) Yapılan kontrolün konusu ve sebepleri ilgiliye açıklanır. |(Hayfa Hukuk)|

d) Bir kişinin veya aracın durdurulma süresinin şartlara göre, makul olması ve ayrılan süreyi geçmemesi gerekir. |(Hayfa Hukuk)|

e) Yoklama suretiyle kontrol kişiye en az sıkıntı verici şekilde yapılır. |(Hayfa Hukuk)|

f) Yapılan kontrolün neticesinde suça konu iz, eser, emare ve delil elde edilirse kişi yakalanır. |(Hayfa Hukuk)|

g) Uyuşturucu gibi belirli bir şeyin kişinini herhangi bir yerinde gizlendiği düşünülüyorsa daha geniş çaplı kontrol yapılabilir. |(Hayfa Hukuk)|

h) Yoklama suretiyle kontrol kişinin veya aracın ilk durdurulduğu yerde veya o yerin yakınında mümkün olduğu kadar başkalarının görmeyeceği tarzda yapılır. |(Hayfa Hukuk)|

Başka yere götürülerek kontrol yapılmaz. |(Hayfa Hukuk)|

i) Makul sebebi oluştuğu takdirde daha geniş kapsamlı kontrol yapılması için, kolluk aracından veya yakındaki kapalı bir yerden yaralanılabilir. |(Hayfa Hukuk)|

j) Kontrolden sonra talep üzerine olay yerinde derhal bir tutanak düzenlenir. |(Hayfa Hukuk)|

Bu maddede yazılı işlemler gece de yapılabilir” #şeklinde düzenleme yapılmıştır. |(Hayfa Hukuk)|

Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği'nin yakalama başlıklı 6. maddesinin 3. fıkrasında 'Yakalama sırasında suçun iz emare ve delillerinin yok edilmesini veya bozulmasını önleyecek tedbirler alınir” #şeklinde düzenleme yapılmıştır. |(Hayfa Hukuk)|

CMK'nın 2. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde; |(Hayfa Hukuk)|

Suçüstü: |(Hayfa Hukuk)|

1) İşlenmekte olan suçu, |(Hayfa Hukuk)|

2) Henüz işlenmiş olan fiil ile fiilin işlenmesinden sonra kolluk, suçtan zarar gören veya başkaları tarafından takip edilerek yakalanan kişinin işlediği suçu, |(Hayfa Hukuk)|

3) Fiilin pek az önce işlendiğini gösteren eşya ve delille yakalanan kimsenin işlediği suçu,' biçiminde tanımlanmıştır. |(Hayfa Hukuk)|

Yukarıda anlatılan somut olay ve belirtilen mevzuat çerçevesinde; |(Hayfa Hukuk)|

Arama ve elkoyma işlemi Anayasanın 20. maddesi ve CMK'nın 116 ve devamı maddeleri uyarınca istisnasız hâkim kararı, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı ve Cumhuriyet savcısına ulaşılmaması durumunda ise kolluk amirinin yazılı emri ile yapılabileceği kuşkusuzdur. |(Hayfa Hukuk)|

Ancak çok istisnai ve acele hallerde kolluk amirinin yazılı emrinin dahi alınamayacağı bir durum sözkonusu olursa kolluk görevlisinin doğrudan arama ve elkoyma işlemi yapması sonucu elde edilen delillerin hukuka uygun sayılıp sayılmayacağı konusu tartışılmalıdır. |(Hayfa Hukuk)|

2559 Sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun 4/A maddesi 6. fıkrasında ise bu konuda bir düzenleme getirilerek, polisin kişi üzerine veya aracında silah veya tehlike oluşturan diğer bir eşyanın bulunduğu hususunda yeterli şüphenin varlığı hâlinde kendisine ve başkasına zarar verilmesine önlemek amacına yönelik olarak gerekli tedbirleri alabileceği el ile dıştan konrol yapabileceği başka bir deyişle kaba üst araması yapabileceği esası getirilmiştir. |(Hayfa Hukuk)|

Aksine üzerinde tehlikeli bir silah, bomba ya da patlayıcı tehlikeli bir madde taşıdığından şüphe edilerek yakalanan kişini en azından üstünün kontrol edilmesi için kolluk amirinin yazılı emrinin alınması beklenemez. |(Hayfa Hukuk)|

Karar alınmadan arama yapılabilecek durumlar Adli Arama ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin 8. maddesinde tek tek sayılmış, (f) bendinde suçüstü hali de gösterilmiş, ayrıca aynı Yönetmeliğin 27. maddesinde kişinin suç işleyeceği ya da işlediği hususunda kolluk görevlisinin kanaat elde etmesi halinde (g) bendinde uyuşturucu gibi belirli şeyin kişinin herhangi bir yerinde gizlendiği düşünülüyorsa daha geniş çaplı kontrol yapılabileceği de belirtilmiştir. |(Hayfa Hukuk)|

somut olayda, olay tutanağından anlaşılacağı gibi ihbar üzerine sanığın uyuşturucu sattığı belirtilen sokağa giden güvenlik kuvvetleri, sokak üzerindeki bir kahvehanenin önünde sanığı bekler vaziyette gördükleri ve tedirgin hareketlerde bulunduğunu görmeleri nedeniyle ise üzerinde uyuşturucu olabileceğini düşünerek yanına yaklaştıkları sanıktan önce kimliğinin istendiği daha sonra üzerinde suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda, sanığın içmek amacıyla aldığını belirttiği 10 fişek halindeki esrarı güvenlik kuvvetlerine teslim ettiği anlaşılmıştır. |(Hayfa Hukuk)|

Görevliler tarafından alınan istihbari bilginin, adli arama kararı veya yazılı adli arama emrini talep edilecek bir somut delile dayanmadığı ve adli arama kararı veya yazılı adli arama emrini talep edilecek aşamada bulunmadığı açıktır. |(Hayfa Hukuk)|

Bu aşamada güvenlik kuvvetleri kanun ve yönetmeliklerin kendisine tanıdığı yetkilere dayanarak sanığın yanına yaklaşmış arama kararı yapabilecek iken öncelikle sanığa üzerinde suç unsuru olup olmadığını sorarak suç eşyasının ele geçirilmesine çalışmış ve arama kararı alınmasına veya arama yapılmasına gerek kalmadan sanık üzerindeki uyuşturucuları güvenlik kuvvetlerine teslim etmiştir. |(Hayfa Hukuk)|

Ancak bu teslim, sanık hakkında TCK'nın 192/3 maddesinin uygulanmasını da gerektirmez. Zira yukarıda açıklanan 2559 SY'nın 4-A maddesi ve yönetmelik hükümleri gereği güvenlik kuvvetlerinin uyuşturucu sattığı istihbari bilgisini aldıkları sanığı yakaladıkları veya durdurduklarında, sanığın üzerinde kaba üst araması yapabileceği anlaşıldığından, sanığın bu arama öncesi yapılacak aramada kolaylıkla bulunabilecek uyuşturucu maddeyi teslim etmesinin etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasını gerektirmeyeceğinden, arama kararı olup olmadığının araştırılmasının da sonuca etkili olmayacağı, bu nedenle Anayasa Mahkemesinin TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında verilen "mahkûmiyet hükmünün eleştiri ile onanması gerektiği"" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur. |(Hayfa Hukuk)|

CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 10. Ceza Dairesince 22.01.2016 tarih ve 145-200 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. |(Hayfa Hukuk)|

Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; |(Hayfa Hukuk)|

1) Somut olayda adli arama kararı ya da yazılı arama emri bulunup bulunmadığının araştırılmasının gerekli olup olmadığının, |(Hayfa Hukuk)|

2) Arama kararı ya da yazılı arama emri olup olmadığının araştırılmasına gerek bulunmadığı ve suç konusu delilin elde edilmesinde hukuka aykırılık olmadığının kabulü hâlinde, sanık hakkında TCK'nın 192. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanamayacağının, |(Hayfa Hukuk)|

KOM Şube Müdürlüğüne sunulan 31.12.2012 tarihli rapora göre; istihbarat çalışmaları sırasında __ isimli şahsın Ağaköyü Mahallesi, 1. Cadde üzerinde fişekler hâlinde esrar sattığı bilgisinin elde edilmesi üzerine konu ile ilgili olarak yapılan çalışmalarda şahsın, Veysel-Aynur oğlu, Yıldızeli-06.05.1987 doğumlu, Sivas/Yıldızeli-Alacaköyü nüfusuna kayıtlı, 33673682020 TC kimlik numaralı __ olduğunun ve Ağaköyü Mahallesi 1975. Sokak No:12 sayılı yerde ikamet ettiğinin, hırsızlık suçundan (3) adet kaydı bulunduğunun tespit edildiği, Ağaköyü'nde esrar sattığı yönünde bilgiler edinilen şahıs hakkında çalışmalara başlanıldığı, |(Hayfa Hukuk)|

04.01.2013 tarihli olay, yakalama, üst arama, rızaen teslim, muhafaza altına alma tutanağına göre; KOM Şube Müdürlüğü görevlilerinin yapmış oldukları çalışmalarda, 04.01.2013 tarihinde saat 18.30 sıralarında __ isimli şahsın Ağaköyü Mahallesi, 1. Cadde üzerinde bulunan kıraathane önünde beklediğini gördükleri, tedirgin hareketler sergilediği gözlemlenen şahsın üzerinde uyuşturucu madde olabileceğini değerlendiren görevlilerin adı geçenin yanına gidip polis kimlik kartlarını gösterdikleri, kimliğini ibraz etmesi istenen şahsın kimlik belgesini görevlilere verdiği, üzerinde suç unsuru olup olmadığı sorulan şahsın esrar kullandığını ve üzerinde esrar bulunduğunu beyan ettiği, görevlilerce kaba üst araması yapılmak istenildiği söylenilen şahsın, montunun iç sol cebinden çıkardığı beyaz kâğıtlar içerisinde (10) fişek hâlinde her biri daralı 2 gram gelen ve toplam 20 gram olduğu değerlendirilen esrarları rızası ile görevlilere teslim ettiği, |(Hayfa Hukuk)|

İstanbul Polis Kriminal Laboratuvarınca düzenlenen 22.01.2013 tarihli rapora göre; net 8,7 gram gelen kenevir parçalarından net 4,35 gram esrar elde edilebileceği, |(Hayfa Hukuk)|

Düzce Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinin 29.01.2013 tarihli raporuna göre; 18.01.2013 tarihinde sanıktan alınan idrar örneğinde uyuşturucu veya uyarıcı maddeye rastlanılmadığı, |(Hayfa Hukuk)|

Hendek İlçe Emniyet Müdürlüğünün 02.05.2013 tarihli ve 156 sayılı yazısı ile ekindeki aynı tarihli araştırma tutanağa göre; Hendek ilçesi Turanlar Mahallesinde Felek Dayı lakabı ile tanına şahsın__ olduğunun bildirildiği, |(Hayfa Hukuk)|

Tanık __; lakabının Felek Dayı olduğunu, sanığı tanımadığını ve sanığa uyuşturucu madde vermediğini, olayla ilgili hiçbir bilgisi olmadığını, |(Hayfa Hukuk)|

Tutanak düzenleyici tanıklar Ethem Türkmen ve Nazım Ayhan; sokak çalışması yaptıkları sırada sanığın uyuşturucu madde sattığı şeklinde bilgiler elde ettiklerini ve bu konuda çalışma yaptıklarını, tutanakların doğru ve isimleri altında bulunan imzalarında kendilerine ait olduğunu, içeriklerini aynen tekrar ettiklerini, |(Hayfa Hukuk)|

İfade etmişlerdır. |(Hayfa Hukuk)|

Sanık __ kollukta; esrar kullandığını, üzerinde yakalanan uyuşturucu maddeyi olay günü saat 16.30 sıralarında Hendek ilçesi Turanlar Mahallesinde Felek olarak bildiği 55-60 yaşlarında, 165 cm boylarında, orta kilolu, sakallı, çingene tabir edilen bir şahıstan 100 TL karşılığında fişekler hâlinde aldığını, şahsın gerçek isminin Felek olup olmadığını ve soyadını bilmediğini, esrarı aldıktan sonra saat 18.00 sıralarında Düzce'ye gelerek ikamet ettiği mahalleye girdiğini, kahvede arkadaşını beklerken polislerin geldiğini, üzerinde bulunan esrarı polislere verdiğini, kimseye uyuşturucu madde satmadığını, savcılıkta ek olarak; polislerin yanına gelerek “Kollarını kaldır” demeleri üzerine iç cebinde duran (10) adet gazete kâğıdına sarılı fişek şeklindeki esrarı teslim ettiğini, sorguda; kahvehaneye gireceği sırada polislerin kendisinden kimlik istediklerini, üzerinde bulunan (10) ayrı kâğıda sarılı esrarı görevlilere verdiğini, mahkemede ise; esrarı aldığı Felek dayı olarak bildiği şahsın, Hendek ilçesi, Turanlar Mahallesinde oturan Tuncay Özkara'nın da dedesi olduğunu savunmuştur. |(Hayfa Hukuk)|

1) Somut olayda adli arama kararı ya da yazılı arama emri bulunup bulunmadığının araştırılmasının gerekli olup olmadığı; |(Hayfa Hukuk)|

Uyuşmazlık konusunun isabetli bir biçimde çözümlenmesi için "arama" tedbirinin hukuki niteliği ile bu " tedbire hâkim olan genel ilkelere değindikten sonra konuya ilişkin Anayasal ve kanuni düzenlemelerin incelenmesinde fayda bulunmaktadır. |(Hayfa Hukuk)|

A-Genel Olarak Koruma Tedbiri: |(Hayfa Hukuk)|

Ceza muhakemesinin yapılmasını veya yapılan muhakemenin sonunda verilecek kararın kâğıt üzerinde kalmamasını ve muhakeme masraflarının karşılanmasını sağlamak amacıyla, kural olarak ceza muhakemesinde karar verme yetkisini haiz olan yetkililer tarafından, gecikmede sakınca bulunan durumlarda geçici olarak başvurulan ve hükümden önce bazı temel hak ve hürriyetlere müdahaleyi "gerektiren kanuni çarelere “koruma tedbiri” denir.  (Bahri Öztürk, Behiye Eker Kazancı, Sesim Soyer " Güleç, Ceza Muhakemesi Hukukunda Koruma Tedbirleri, Seçkin, 2013, 1. Bası, s.1] |(Hayfa Hukuk)|

Koruma tedbirleri genel itibarıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda düzenlenmiştir. |(Hayfa Hukuk)|

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Birinci Kitabının Dördüncü Kısmı “Koruma Tedbirleri” başlığını taşımakta olup arama ve yakalama tedbirine de bu kısımda yer verilmiştir. |(Hayfa Hukuk)|

Kanunun bu açık düzenlemesine göre arama ve yakalama birer koruma tedbiridir. |(Hayfa Hukuk)|

Koruma tedbirleriyle çoğu zaman henüz gerçekten bir suçun işlenip işlenmediği ya da işleme muhatap olan şüpheli tarafından işlendiği yargı kararı ile sabit olmadığı hâlde, gecikmesinde sakınca bulunmasından dolayı görünüşte haklılıkla yetinilerek gerek şüphelinin gerekse şüpheli statüsünde olmayan üçüncü kişilerin temel hak ve özgürlüklerine müdahale edilmektedir. |(Hayfa Hukuk)|

Bu nedenle koruma tedbirlerine ölçülü bir şekilde, görünüşte haklı olan ve gecikmesinde sakınca ya da tehlike bulunan hâllerde başvurulmalıdır. |(Hayfa Hukuk)|

Yakalama ve tutuklamanın esasları, Anayasamızın 19. maddesinde “Kişi hürriyeti ve güvenliği” başlığı ile; |(Hayfa Hukuk)|

Herkes kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir. |(Hayfa Hukuk)|

Şekil ve şartları kanunda gösterilen: |(Hayfa Hukuk)|

Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi; bir mahkeme kararının veya kanunda öngörülen bir yükümlülüğün gereği olarak ilgilinin yakalanması veya tutuklanması; bir küçüğün gözetim altında ıslahı veya yetkili merci önüne çıkarılması için verilen bir kararın yerine getirilmesi; toplum için tehlike teşkil eden bir akıl hastası, uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, bir serseri veya hastalık yayabilecek bir kişinin bir müessesede tedavi, eğitim veya ıslahı için kanunda belirtilen esaslara uygun olarak alınan tedbirin yerine getirilmesi; usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren, ya da hakkında sınır dışı etme yahut geri verme kararı verilen bir kişinin yakalanması veya tutuklanması; halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz. |(Hayfa Hukuk)|

Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yokedilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde hâkim kararıyla tutuklanabilir. |(Hayfa Hukuk)|

Hâkim kararı olmadan yakalama, ancak suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir; bunun şartlarını kanun gösterir…” şeklinde düzenlenmiştir. |(Hayfa Hukuk)|

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesinde ise suçüstünün tanımına yer verilmiş, koruma tedbirleri başlığı altında aynı Kanun'un 90. maddesinde yakalama ve yakalanan kişi hakkında yapılacak işlemler düzenlenmiştir. |(Hayfa Hukuk)|

Madde 2: …j) Suçüstü: |(Hayfa Hukuk)|

1) İşlenmekte olan suçu, |(Hayfa Hukuk)|

2) Henüz işlenmiş olan fiil ile fiilin işlenmesinden sonra kolluk, suçtan zarar gören veya başkaları tarafından takip edilerek yakalanan kişinin işlediği suçu, |(Hayfa Hukuk)|

3) Fiilin pek az önce işlendiğini gösteren eşya ve delille yakalanan kimsenin işlediği suçu…ifade eder." |(Hayfa Hukuk)|

Maddedeki tanım doğrultusunda; örneğin failin mağduru bıçaklaması durumunda CMK'nın 2/j-1; failin mağduru bıçakladıktan sonra takip üzerine yakalanması durumunda CMK'nın 2/j-2; failin bıçaklama eyleminden hemen sonra elinde kanlı bıçakla yakalanması durumunda ise CMK'nın 2/j-3 maddesindeki suçüstü hâlleri söz konusu olacaktır. |(Hayfa Hukuk)|

Yakalama ve yakalanan kişi hakkında yapılacak işlemler |(Hayfa Hukuk)|

Madde 90: (1) Aşağıda belirtilen hâllerde, herkes tarafından geçici olarak yakalama yapılabilir: |(Hayfa Hukuk)|

a) Kişiye suçu işlerken rastlanması. |(Hayfa Hukuk)|

b) Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması. |(Hayfa Hukuk)|

(2) Kolluk görevlileri, tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde; Cumhuriyet savcısına veya âmirlerine derhâl başvurma olanağı bulunmadığı takdirde, yakalama yetkisine sahiptirler. |(Hayfa Hukuk)|

(3) Soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı olmakla birlikte, çocuklara, beden veya akıl hastalığı, malûllük veya güçsüzlükleri nedeniyle kendilerini idareden aciz bulunanlara karşı işlenen suçüstü hallerinde kişinin yakalanması şikâyete bağlı değildir. |(Hayfa Hukuk)|

(4) Kolluk, yakalandığı sırada kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önleyecek tedbirleri aldıktan sonra, yakalanan kişiye kanunî haklarını derhal bildirir. |(Hayfa Hukuk)|

(5) Birinci fıkraya göre yakalanıp kolluğa teslim edilen veya ikinci fıkra uyarınca görevlilerce yakalanan kişi ve olay hakkında Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilerek, emri doğrultusunda işlem yapılır. |(Hayfa Hukuk)|

(6) Yakalama emrine konu işlemin yerine getirilmesi nedeniyle yakalama emrinin çıkarılma amacının ortadan kalkması durumunda mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından yakalama emrinin "derhâl iadesi istenir” şeklindedir. |(Hayfa Hukuk)|

Madde gereğince; kişiye bir suç işlerken rastlanması veya suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçmasının önlenmesi veya kimliğinin hemen belirlenmesinin mümkün olmaması hâllerinde herkesin geçici olarak yakalama yetkisi bulunmaktadır. |(Hayfa Hukuk)|

Kolluk görevlileri, hakkında tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde; Cumhuriyet savcısına veya amirlerine ulaşma imkânlarının bulunmaması durumunda yakalama yetkisine sahiptirler. Kolluk, yakaladığı kişinin kaçmasını, kendisine ya da başkalarına zarar vermesini önleyecek tedbirleri almalı, hemen Cumhuriyet savcısına haber vermeli ve emirleri doğrultusunda işlem yapmalıdır. |(Hayfa Hukuk)|

2559 sayılı PVSK'nın 13. maddesinde de polise, suçüstü hâlinde veya gecikmesinde sakınca bulunan diğer hâllerde suç işlendiğine veya suça teşebbüs edildiğine dair haklarında kuvvetli iz, eser, emare veya delil bulunan şüphelileri yakalama yetkisi verilmiştir. |(Hayfa Hukuk)|

PVSK'nın suç tarihinde yürürlükte bulunan 13. maddesi; |(Hayfa Hukuk)|

Polis, |(Hayfa Hukuk)|

A) Suçüstü hâlinde veya gecikmesinde sakınca bulunan diğer hâllerde suç işlendiğine veya suça teşebbüs edildiğine dair haklarında kuvvetli iz, eser, emare veya delil bulunan şüphelileri, |(Hayfa Hukuk)|

B) Haklarında yetkili mercilerce verilen yakalama veya tutuklama kararı bulunanları, |(Hayfa Hukuk)|

C) Halkın rahatını bozacak veya rezalet çıkaracak derecede sarhoş olanları veya sarhoşluk hâlinde başkalarına saldıranları, yapılan uyarılara rağmen bu hareketlerine devam edenler ile başkalarına saldırmaya yeltenenleri ve kavga edenleri, |(Hayfa Hukuk)|

D) Usulüne aykırı şekilde ülkeye giren ya da haklarında sınır dışı etme veya geri verme kararı alınanları, |(Hayfa Hukuk)|

E) Polisin kanunlara uygun olarak aldığı tedbirlere karşı gelenleri, direnenleri ve görev yapmasını engelleyenleri, |(Hayfa Hukuk)|

F) Bir kurumda tedavi, eğitim ve ıslahı için kanunlarla ve bu Kanunun uygulanmasını gösteren tüzükte belirtilen esaslara uygun olarak alınan tedbirlerin yerine getirilmesi amacıyla, toplum için tehlike teşkil eden akıl hastası, uyuşturucu madde veya alkol bağımlısı serseri veya hastalık bulaştırabilecek kişileri, |(Hayfa Hukuk)|

G) Haklarında gözetim altında ıslahına veya yetkili merci önüne çıkarılmasına karar verilen küçükleri, |(Hayfa Hukuk)|

Yakalar ve gerekli kanuni işlemleri yapar__" şeklinde düzenlenmiştir. |(Hayfa Hukuk)|

Arama ve elkoymanın esasları; Anayasamızın 20. maddesinde "Özel hayatın gizliliği", 21. maddesinde " "ise "Konut dokunulmazlığı" başlıkları altında düzenlenmiştir. |(Hayfa Hukuk)|

Anayasamızın 20. maddesi; |(Hayfa Hukuk)|

Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. |(Hayfa Hukuk)|

Özel hayatın ve " aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. |(Hayfa Hukuk)|

Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. |(Hayfa Hukuk)|

Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar__” |(Hayfa Hukuk)|

21) maddesi ise; |(Hayfa Hukuk)|

Kimsenin konutuna dokunulamaz. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. |(Hayfa Hukuk)|

Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar” hükümlerini amirdir. |(Hayfa Hukuk)|

Anayasamızın 13. maddesindeki düzenleme ile temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılması anayasal güvence altına alınmış ve belli şartlara tabi kılınmıştır. |(Hayfa Hukuk)|

Bu düzenlemeye göre; temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. |(Hayfa Hukuk)|

Bu sınırlamalar ise Anayasamızın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz. |(Hayfa Hukuk)|

B- Koruma Tedbiri Olarak Arama ve Çeşitleri: |(Hayfa Hukuk)|

1) Arama Kavramı |(Hayfa Hukuk)|

Arama; "arama işi, taharri, birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak, araştırmak, yoklamak" anlamlarına " gelmektedir.  (Türkçe Sözlük, Türk Dil Kurumu Yayınları, 2009, s.113] |(Hayfa Hukuk)|

Arama, gizli olanı ortaya çıkarmak için yürütülen bir faaliyet olduğundan gözle görülen veya açıkta bırakılan şeyler aramanın konusu olamaz. Örneğin; bir polis memurunun, yayalar ya da diğer araçlar bakımından tehlike oluşturacak şekilde kullanılması nedeniyle durdurduğu bir aracın arka koltuğunda, uyuşturucu madde veya tabanca görmesi üzerine bunlara el koyması arama olarak kabul edilmemektedir.  (Veli Özer Özbek, Ceza Muhakemesinde Koruma Tedbiri Olarak Arama, Seçkin, 1999, 1. Bası, s.18] |(Hayfa Hukuk)|

Arama; kişilerin konutları, iş yerleri, araçları, diğer yerleri, üstleri, eşyaları, özel kâğıtları, kullandıkları bilgisayar ve bilgisayar programları ile kütükleri üzerinde yapılmaktadır. |(Hayfa Hukuk)|

Kişinin üstünde yapılan aramanın beden muayenesi boyutuna varmaması gerekir. |(Hayfa Hukuk)|

Zira, beden muayenesi ve vücuttan örnek alınması aramadan farklı hükümlere tâbi kılınmış olup cinsel organlar veya anüs bölgesine bakılması iç beden muayenesi sayılmaktadır. |(Hayfa Hukuk)|

Bu bölgeler haricindeki ağız, koltuk altı gibi beden boşlukları ile ayak, kol, saç arası gibi vücut bölgelerine tıbbi araç veya yöntemler kullanılmaksızın bakılması arama hükümlerine tabıdır. |(Hayfa Hukuk)|

Aramaya ilişkin hükümler sadece Ceza Muhakemesi Kanunu'nda düzenlenmiş değildir. |(Hayfa Hukuk)|

Arama işleminin yapılışına ilişkin usulleri ayrıntılı olarak düzenleyen Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin 3. maddesinde yer verildiği üzere 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu, 2803 sayılı Jandarma Teşkilât, Görev ve Yetkileri Kanunu, 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu, 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun, 5253 sayılı Dernekler Kanunu, 2935 sayılı Olağanüstü Hâl Kanunu, 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu ile 485 sayılı Gümrük Müsteşarlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede de bu hususta kurallar vazedilmiştir. |(Hayfa Hukuk)|

2) Arama Çeşitleri |(Hayfa Hukuk)|

Arama, amacına göre "adli arama" ve "önleme araması" olarak ikiye ayrılmaktadır. |(Hayfa Hukuk)|

Arama şüpheli veya " sanığı ya da bir delili elde etme amacıyla yapılabileceği gibi, bir suçun işlenmesini veya bir tehlikeyi "önlemek amacıyla da yapılabilir. |(Hayfa Hukuk)|

Birinci tür aramaya “adli arama”, ikinci tür aramaya ise “önleme " "araması” denilmektedir. |(Hayfa Hukuk)|

Bu itibarla arama hem koruma, hem de önleme tedbiridır. |(Hayfa Hukuk)|

Her iki tür arama " arasında ortak özellikler bulunmakla birlikte hukukî nitelikleri, tâbi oldukları kanuni düzenlemeler ve kapsamları bakımından önemli farklılıklar da bulunmaktadır” #a. Önleme Araması |(Hayfa Hukuk)|

Genel emniyet ve asayişin korunması ile tehlikelerin önlenmesi amacıyla başvurulan önleme araması; 2559 sayılı PVSK'nın 9 ve Adlî ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin 18-26. maddelerinde düzenlenmiş "olup Yönetmeliğin 19. maddesinde; “Millî güvenlik ve kamu düzeninin, genel sağlık ve genel ahlâkın " veya başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, taşınması veya bulundurulması yasak olan her türlü silâh, patlayıcı madde veya eşyanın tespiti amacıyla, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde mülkî âmirin yazılı emriyle ikinci fıkrada belirtilen yerlerde, "kişilerin üstlerinde, aracında, özel kâğıtlarında ve eşyasında yapılan arama işlemidir” şeklinde " tanımlanmıştır. |(Hayfa Hukuk)|

Böylelikle kamu güvenliği ile düzenini bozabilecek kişi ve eşya bulunarak muhtemel bir zararın gerçekleşmesine veya suç işlenmesine engel olunarak toplum yakın bir tehlikeden korunacaktır. |(Hayfa Hukuk)|

Önleme aramasına karar verilebilmesi için belirtilen konulara ilişkin somut ve öngörülebilir bir tehlike "olması gerekir. |(Hayfa Hukuk)|

2559 sayılı PVSK bu nitelikteki tehlike hâlini "makul sebep" olarak ifade etmektedir. |(Hayfa Hukuk)|

Suç " "delillerinin elde edilebileceği hususunda somut olgulara dayalı “makul şüphe” ile önleme aramasındaki " “"makul sebep” farklı kavramlardır. |(Hayfa Hukuk)|

Makul sebep" konunun uzmanları tarafından ortak görüşle " "anlamlandırılıp değerlendirilen bir olgu iken "makul şüphe" çok sayıdaki sıradan insanın somut bir " olguyu aynı yönde değerlendirmeleri hâlıdır.  (Feridun Yenisey, Ayşe Nuhoğlu, Ceza Muhakemesi Hukuku Ders Kitabı, Seçkin, 4. Baskı, 2016, s. 381-382] |(Hayfa Hukuk)|

Önleme araması ancak kanunda öngörülen yerlerde yapılabilir. |(Hayfa Hukuk)|

2559 sayılı PVSK'nın 9. maddesinde somut ve yakın bir tehlikenin baş gösterebileceği alanlar esas alınmak suretiyle önleme araması yapılabilecek yerler tek tek sayılmış olup buna göre önleme araması; |(Hayfa Hukuk)|

1) 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamına giren toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yapıldığı yerde veya yakın çevresinde, |(Hayfa Hukuk)|

2) Özel hukuk tüzel kişileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları veya sendikaların genel kurul toplantılarının yapıldığı yerin yakın çevresinde, |(Hayfa Hukuk)|

3) Halkın topluca bulunduğu veya toplanabileceği yerlerde, |(Hayfa Hukuk)|

4) Eğitim ve öğretim özgürlüğünün sağlanması için her derecede eğitim ve öğretim kurumlarının idarecilerinin talebiyle ve kurumun imkânlarıyla önlenmesi mümkün görülmeyen olayların çıkması ihtimali karşısında rektör, acele hâllerde de dekan veya bağlı kuruluş yetkililerinin kolluktan yardım istemeleri hâlinde, girilecek yüksek öğretim kurumlarının içinde, bunların yakın çevreleri ile giriş ve çıkışlarında, |(Hayfa Hukuk)|

5) Umumî veya umuma açık yerlerde, |(Hayfa Hukuk)|

6) Her türlü toplu taşıma araçlarında, seyreden taşıtlarda yapılabilecektir.|

 

 

 Av. Halil ÖZYOLCU - Çukurambar, 1463. Cadde, No: 4/7, Çankaya/ANKARA – Tel: 312.2846063 - BELGE NO: 14818

Yorum yapabilmek için Giriş yap ya da Kayıt ol.

BİZİ TAKİP EDİN

Twitter

Facebook