24.11.2020, Salı 12:15 0 Yorum | 122 Görüntülenme

#Kıdem Tazminatı Alacağının Tahsili|

 

#Kıdem Tazminatı Alacağının Tahsili|

BELGE NO: 5

KAVRAMLAR

:

#Hakkın Kötüye Kullanılması|  #Hizmet Akdi|  #Hizmet Sözleşmesi|  #İşçi Lehine Yorum|  #İşçi Lehine Yorum İlkesi|  #İşçilik Alacağı|  #Kıdem Tazminatı|  #Malullük|  #Sigortalılık Süresi|

HUKUKİ TARTIŞMA

:

#1475 sayılı kanunun 14.maddesinin 5.bendinde belirtilen; 506 sayılı kanunun 60'ıncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı kanunun geçici 81'inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları koşulunu taşımasına rağmen ailevi nedenlerle istifa ediyorum diyerek iş aktini fesh eden işçinin, sonradan fesih nedenini değiştirip değiştiremeyeceği|

İLGİLİ MEVZUAT

:

#1475.s.|İş.K.|m.14/5|

GÖREV

:

İş Mahkemesi

İLGİLİ İÇTİHATLAR

:

Hukuk Genel Kurulu 2013/1075 E. , 2014/923 K.

AÇIKLAMALAR

:

#Taraflar arasındaki “işçilik alacağı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 4.İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 08.12.2009 gün ve 2009/142 E.-2009/1056 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 30.04.2012 gün ve 2010/4680 E.-2012/15045 K. sayılı ilamı ile,

Davacı, 16.08.2005 tarihinde istifa ettiğini, 23.05.2002 tarihinde 15 yıllık sigortalılık süresini doldurduğunu ileri sürerek, kıdem tazminatı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı, davacının iş akdini ailevi nedenlerle istifa ederek feshettiğini, istifa dilekçesinde yaşlılık nedeniyle hizmet akdini sonlandırdığını bildirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İş sözleşmesinin işçi tarafından yaşlılık aylığı tahsisi amacıyla feshedilip feshedilmediği ve buna göre kıdem hakkının doğup doğmadığı konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

4857 sayılı İş Kanununun 120'nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte olan 1475 sayılı Yasanın 14'üncü maddesinin birinci fıkrasının dördüncü bendinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla ayrılması halinde, kıdem tazminatına hak kazanılabileceği hükme bağlanmıştır. O halde anılan hüküm uyarınca, fesih bildiriminde bulunulabilmesi için işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik, malullük ya da toptan ödemeye hak kazanmış olması şarttır. Bundan başka işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa bahsi geçen işlemler için başvurması ve bu yöndeki yazıyı işverene bildirmesi gerekir. Böylece işçinin yaşlılık, emeklilik, mamullük ve toptan ödeme yönlerinden bağlı bulunduğu mevzuata göre hak kazanıp kazanmadığı denetlenmiş olur. öte yandan işçinin, sosyal güvenlik anlamında bu hakkı kazanmasının ardından, ilgili kurum ya da sandığa başvurmaksızın kıdem tazminatı talebiyle işyerinden ayrılması ve bu yolla hakkın kötüye kullanılmasının önüne geçilmiş olur. İşçi tarafından bağlı bulunduğu kurum ya da sandıktan tahsise ya da tahsis yapılabileceğine dair yazının işverene bildirildiği anda işverenin kıdem tazminatı ödeme yükümü doğar. Faiz başlangıcında da bu tarih esas alınmalıdır.

4447 sayılı Yasanın 45'inci maddesi ile 1475 sayılı Yasanın 14'üncü maddesinin birinci fıkrasına (5) numaralı bent eklenmiştir. Anılan hükme göre, işçinin emeklilik konusunda yaş hariç diğer kriterleri yerine getirmesi halinde kendi isteği ile işten ayrılması imkânı tanınmıştır. Başka bir anlatımla, sigortalılık süresini ve pirim ödeme gün sayısını tamamlayan işçi, yaş koşulu sebebiyle emeklilik hakkını kazanamamış olsa da, anılan bent gerekçe gösterilmek suretiyle işyerinden ayrılabilecek ve kıdem tazminatına hak kazanabilecektir. Ancak, işçinin işyerinden ayrılmasının yaş hariç emekliliğe dair diğer kriterleri tamamlaması üzerine çalışmasını sonlandırması şeklinde gelişmesi ve bu durumu işverene bildirmesi gerekir. Aksi halde işçinin başka bir işyerinde çalışmak için değinilen yasa hükmüne dayanması, yasal hakkın kötüye kullanımı niteliğindedir. Dairemiz konuyla ilgili bir kararında, işçinin bir gün sonra başka bir işveren ait işyerinde çalışmasının, feshin anılan (5) numaralı bent hükmüne uygun olmadığını gösterdiği sonucuna varmıştır (Yargıtay 9.HD. 4.4.2006 gün 2006/2716 E, 2006/8547 K.).

Somut olayda; davacının iş akdini feshettiği 16.08.2005 tarihinde 1475 sayılı yasanın 14/5. maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını doldurduğu anlaşılmakla kıdem tazminatı talebinin kabulü gerekirken reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir...)

Dava, kıdem tazminatı alacağının tahsili istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkilinin 01.09.1992-16.08.2005 tarihleri arasında davalı bankada çalıştığını, 16.08.2005 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığını, müvekkilinin 23.05.2002 tarihinde 15 yıllık sigortalılık süresini doldurmuş olduğundan yaş hariç emeklilik hakkını elde etmiş olması nedeniyle kıdem tazminatı almaya hak kazandığı halde ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı alacağının tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının yaşlılık aylığını hak ettiği gerekçesiyle hizmet akdini sonlandırmadığını, istifa dilekçesinde belirttiği üzere hizmet sözleşmesini kendi iradesiyle ailevi nedenlerden sonlandırdığını, bu nedenle de kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacının 01.09.1992 tarihinden itibaren 16.08.2005 tarihine kadar davalı bankada çalışmaya devam ettiği, 16.08.2005 tarihli dilekçesinde, bankadan ailevi nedenlerden dolayı istifa etmek zorunda kaldığını belirtmesi üzerine hizmet akdinin sonlandırıldığı, davacının istifa dilekçesini vermeden evvel yaşlılık aylığı bağlanması hususunda SGK.na başvuruda bulunmadığı halde istifa tarihinden çok sonra 03.12.2008 tarihinde SGK.ya başvuruda bulunmuş olması nedeniyle 1475 sayılı Kanun'un 14.maddesinde belirtilen kıdem tazminatı talep koşullarının somut olayda bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, 1475 sayılı Kanunun 14.maddesinin 5.bendinde belirtilen; “506 sayılı Kanunun 60'ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81'inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları” koşulunu taşımasına rağmen ailevi nedenlerle istifa ediyorum diyerek iş aktini fesh eden işçinin, sonradan fesih nedenini değiştirip değiştiremeyeceği noktasında toplanmaktadır.

1475 sayılı İş Kanununun yürürlükte bulunan (14/I-4,5) maddesinde; bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla; 506 sayılı Kanunun 60'ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle feshedilmesi hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödeneceği hükme bağlanmıştır. Buna göre Sosyal Sigortalar Kanununda öngörülen yaş koşulu dışında kalan ve yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısını tamamlayanlara, kendi istekleriyle işten ayrılmaları halinde kıdem tazminatlarının ödeneceği belirtilmektedir.

istifa dilekçesini verdiği 16.08.2005 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı için aranan yaş koşulu dışında, sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı koşullarını taşıdığı uyuşmazlık konusu değildir.

fesih bildirimi tek taraflı bir irade beyanı olup, bu beyan belirsiz süreli hizmet sözleşmelerinde süre verilerek sözleşmenin sona erdirilmesinde kullanılabileceği gibi belirli ya da belirsiz süreli sözleşmelerin haklı nedene dayanarak, işçi veya işveren tarafından süre verilmeksizin sona erdirilmesinde de kullanılmaktadır. Bu nedenle iş sözleşmelerinde fesih bildirimi, sözleşmeyi belirli bir sürenin geçmesiyle ya da derhal sona erdiren, karşı tarafa yöneltilmesi gerekli tek taraflı bir irade beyanı olup muhataba ulaşması ile sonuç doğurur. İş sözleşmelerinde fesih bildiriminde bulunma hakkı, kural olarak her iki tarafa da tanınmıştır. Hukuki niteliği itibariyle fesih bildirimi yenilik doğuran bir hak olduğundan beyanın karşı tarafa ulaşması ile sonuç doğuracağından karşı tarafın kabulüne gerek yoktur. Bozucu yenilik doğurucu bir hakkın kullanımı olan fesih bildirimi ile, iş sözleşmesi sona ereceğinden, bildirimin belirli ve açık şekilde yapılması gerekmektedir. Bu nedenle fesih bildiriminde bulunan taraf ileri sürdüğü sözleşmeyi sona erdirme nedenini ile bağlı olup bildirdiği fesih nedenini sonradan değiştirmesi mümkün değildir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28.11.1990 gün 1990/9-464 E. 1990/592 K. sayılı ilamında da iş sözleşmesini fesheden tarafın ileri sürdüğü fesih sebepleri ile bağlı olduğu ve bildirdiği fesih nedenini sonradan değiştirmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu'nda yapılan görüşmede bir kısım üyeler, fesih tarihinden yaklaşık üç yıl önce yaş koşulu dışındaki diğer yaşlılık aylığı koşullarını taşıyan, işverene başvuruda bulunduğu 30.12.2008 tarihine kadar herhangi bir işte çalışmayan ve iş akdini feshedilmesi için herhangi bir haklı nedeni bulunmayan sırf bilgisizliği nedeni ile yasal hakkını zamanında kullanmayan işçinin işçi lehine yorum ilkesinin bir gereği olarak menfaati korunarak kıdem tazminatının verilmesi gerektiğini belirtmiş iseler de, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından yukarıda belirtilen gerekçelerle kabul edilmemiştir.||

Av. Halil ÖZYOLCU - Çukurambar, 1463. Cadde, No: 4/7, Çankaya/ANKARA – Tel: 312.2846063         Belge No: 5

Yorum yapabilmek için Giriş yap ya da Kayıt ol.

SON EKLENENLER

#Cismani Zarar|

#Cismani Zarar|

07.12.2020

BİZİ TAKİP EDİN

Twitter

Facebook